1. YAZARLAR

  2. Engin KAŞDAŞ

  3. Zaferin suskunluğu ve yenilginin zafer sarhoşluğu üzerine…
Engin KAŞDAŞ

Engin KAŞDAŞ

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Zaferin suskunluğu ve yenilginin zafer sarhoşluğu üzerine…

A+A-

Beyler bayanlar, önce şu “16 Nisan yükseliş” zaferinin tadını çıkarmayı deneyin. Karşı cenahın hezimetten bile zafer marşları türetmesi bizim boynu bükük suskunluğumuzun eseri gibi görünüyor…


1 Haziran, 1 Kasım ve devamındaki 15 Temmuz süreçleri… Kimse bu ülkede yaşanan her şeyin hızlandırılmış turdan ibaret olduğunu fark etmiyor mu? Merak etmiyor musunuz, dünyanın hangi ülkesinde bu kadar kısa zamana bu kadar çok olay, detay, seçim, darbe/işgal girişimi, terör/canlı bomba eylemleri referandum sığdırılabiliyor.

Avrupa’nın göbeğinde patlayan bir bombanın tesiri yıllar sürüyor, Fransa’nın aldığı OHAL kararını defalarca uzattığını kimse sorgulamıyor, görmüyor bile…

ABD’de küçük sokak hareketlerinde bile polis şiddetinin ulaştığı boyutlardan kimse kaygı duymuyor, demokrasi naraları atanların bu tür durumlarda kafasını kuma gömmelerine şaşırmıyoruz artık…

Ortadoğu’nun kan gölüne dönmesini, yerini yurdunu terketmek zorunda kalan milyonlarca mülteciyi, her gün göçmen botlarının alabora olması soncu dünyanın en büyük toplu mezarlıklarına dönen denizleri…

Dünyanın öteki ucunda “nükleer füzeler” üzerinden yapılan bilek güreşlerini; petrol, su ve gıda savaşlarının gölgesinde kalan yüzmilyonlarca “aç” insanı…

Dünyadaki bu gelişmeler karşısında neden güçlü bir ülke olunması gerektiği konusundaki hassasiyetlerimizin birileri tarafından törpülenmesine müsaade etmeyelim.

Yenilgiden kendilerine zafer çıkartacak ve halkı sokaklara çağıracak kadar arsızlaşan güruha karşı;

Referandum çalışmaları başladığından beri ülkemizin hakettiği bir yönetim sistemine kavuşup kalkınmasını istemeyen dış güçlere karşı;

Bütün lobilerini, siyasi güçlerini, en önemlisi medyalarını üzerimize salan; komplo teorileri üzerinden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdogan’ı hedef gösterenlere karşı;


Yeni sistemde asla iktidar yüzü göremeyeceğini bilen CHP zihniyetine karşı;


Güçlü ve istikrarı esas alan bir yönetim sisteminde bitip tükeneceğini bilen PKK ve Meclisteki siyasi uzantısı HDP’ye karşı,


15 Temmuz darbe ve işgal girişiminin faili FETÖ'cüler’e ve onlarla iş tutan hainlere karşı;

Recep Tayyip Erdoğan ve bu aziz milletin 16 Nisan zaferini birilerinin tartışmasına, birilerinin oranı düşük bulup zaferi küçümsemesine, şimdiden fitne ateşi yakarak suçlu arayışına girmesine, insanların hassas olduğu konular üzerinden yalanlar üretilmesine asla müsaade edilmemeli.

Varsa eksiklerimizi – beşer şaşar malum – ve yanlışlarımızı, strateji hatalarımızı oturur kendi aramızda istişaresini yapar; yapılması gereken bir müdahale varsa tereddütsüz yaparız…

Unutmayalım ki, bugün dünyanın bir numaralı gündem maddesi olacak kadar göz önünde bir ülke olmamızda; liderin Recep Tayyip Erdoğan, lokomotifin AK Parti olması tek etkendir. 15 yıl tek başına iktidar olmanın nimetleri dünyanın gözünü kamaştırırken, içeride ve dışarıda husumetin de dozunu zirveye taşıyor.

Yine unutmayalım ki AK Parti, kurulup iktidara geldiği günden beri, bir taraftan devleti yönetirken bir taraftan da ayakta kalma mücadelesi verdi. İçeride ve dışarıda eli kanlı terör örgütleri ile statükocu ve vesayetçi odaklarla mücadele ederken dünyaya parmak ısırtan devasa projelere, tarihi reformlara da imza attı.

Şimdi daha güçlü ve istikrarlı Türkiye yolunda aşılan bu önemli eşiğin, gerek içimizde gerekse dışarıdan birileri tarafından yeniden inşa edilmesine izin vermeyelim. Her şeyi savunma pozisyonunda olmanın yol açacağı sosyolojik temelli sorunlara fırsat vermeyelim.

Bu aziz milletin 16 Nisan’da yüzde 51.4 oy vererek gerekeni yaptığı bir sürecin devamında Recep Tayyip Erdoğan etrafında kenetlenerek dünden çok daha güçlü olduğumuzu, yarına çok daha büyük umutlarla baktığımızı, geleceği daha sağlam temellere oturtacak azim ve kararlılıkta olduğumuzu göstermenin zamanıdır.

Selam ve dua ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.