1. YAZARLAR

  2. Ahmet Belada

  3. Yerli Otomobil
Ahmet Belada

Ahmet Belada

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Yerli Otomobil

A+A-

Nevşehir’de 2000 Evler semti üzerinde, askeriye karşısında, Beğendik mağazasının yanında, Kız İmam-Hatip Lisesi için Mehmet Güven tarafından bağışlanan, şu anda üzerine bir büyük bir de küçük iki bina yapılan kooperatifin önünde tahta barakadan yapılmış baroya ait lokalde oturuyordum.

Dönemin Baro Başkanı Av. Fahri Korucu, baroya gelecek konukların rahatı için her türlü konfor ve güzelliği düşünmüş. Kendini tebrik ederim.

Sunulan hizmetin yüzde epeycesi adliye personeline yapılmakla beraber sair insanlara da yapılmaktadır. İmkân ve fırsat buldukça bende buraya uğruyorum. Hatta görüşmek istediğim kişilerle buluşmayı genellikle burada yapıyorum. Güzel çay ve kahvenin yanı sıra farklı yiyintileri de bulmak mümkün.

YERLİ OTOMOBİL

Gene bir Pazar günü Nevşehir Üniversitesinde okumakta olan bir öğrencimle buluşmak için orada beklerken, gazetelere bakıyordum. Hürriyet Gazetesi’ndeki bir haber dikkatimi çekti. Haberde Görmen Grup Yönetim Kurulu Başkanı, Remzi Gür yerli otomobile ilgili şunları söylüyor: “İllaki kendi markamız olması gerekmiyor. Türkiye bu saatten sonra yerli otomobil üretip, kiminle rekabet edecek, Mercedes’le mi? BMW ya da Royca-Rolls ile mi? Bunlarla rekabet yerine bunlarla otomobil üretimi ve ticaretinde memleketin daha çok faydalanacağı bir model oluşturulabilir.”

Gene geçenlerde Haber Türk TV de katıldığı bir programda konuşan rahmetli Mustafa Koç, yerli otomobile karşı olduğunu söylüyor. Şaşırmamak lazım zira 60’lı yıllarda Devrim Otomobilinin yapımına karşı çıkan ‘dede’nin torunudur. Bakıyorsun yıllar sonra aynı argümanlarla oda karşı çıkıyor.

Bu mantık bana ‘Devrim Otomobili Belgesel Filmi’ni hatırlattı. İzlemeyenlere şiddetle tavsiye erdim. Her ne kadar bazı eksiklikleri varsa da, tarihi bir gerçeği dile getirmesi açısından son derece önemli. O belgeselde kendimize güvendiğimiz takdirde hem de çok kısa bir süre içinde neler yapabileceğimizi görüyoruz. Bu yönüyle o dönemde bunu yapmamız son derece önemlidir. Gecesini gündüzüne katarak, çalışan bir grup mühendisin bürokratik engellemelere rağmen, ortaya nasıl bir ürün çıkarttıklarını hayretle, heyecanla ve coşkuyla izledik.

Bilinmelidir ki, bu millet 1930’da uçak, 1960’da da otomobil yapmıştır. En zorlu şartlarda ve oldukça kıt imkânlarla bunları yapan ve yaptıran irade bu gün daha iyisini daha mükemmelini yapar.

O dönemde yaptığımız uçak ve otomobillerin yapımını sürdürebilseydik, bu gün ekonomik yönden ne halde olduğumuzu, olabileceğimizi varın düşünün…

Maalesef sürdüremedik. Çünkü bu işe karşı çıkan irade, her şeyini borçlu olduğu, hatta biat etme derecesinde bağlı bulunduğu Batı, öyle istediği için karşı çıktılar. Halada çıkmaya devam ediyorlar.

Geldiğimiz bu günlerde artık hiç kimse otomobil, uçak yapamayız demiyor/diyemiyor.

Niçin? Çünkü sahibinin sesi yönetimde de ondan. Artık yapılır/yapabiliriz. Yapacağız da inşallah…

Geçmişte olanları bilen, nelerin yapılıp yapılamadığını anlayan bunun farkında olan bir anlayış iktidarda.

Bir zamanlar Rahmetli Erbakan’ın inanmış bir grup insan ve az bir sermaye ile ürettikleri ‘Gümüş Motor’u dönemin Başbakanı Süleyman Demirel’in ABD’ye nasıl yok ettirdiğini iyi bilmeliyiz. İyi anlamalıyız. Bakıyorum da, yerli otomobil olmaz diye karşı çıkan kafa gene aynı kafa.

Hiçbir Türk evladı unutmasın ki, Batı hiçbir zaman bizim gelişmemizi istemez. Haklı olduğumuz halde dahi önümüze hep taş koymaya çalışmışlardır. Yaşı yetenler iyi bilirler. ‘1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’ esnasında anlaşmayı yapıp aldığımız (kırk adet) Fantom Uçaklarını, stratejik ortağımız ve müttefikimiz! Amerika vermedi. Yenisini vermedikleri gibi elimizde bulunan uçak ve diğer silahların yedek parçasına dahi ambargo koydular vermediler. Bunları iyi bilmeliyiz.

Kendinize güvenelim. Çok eski değil daha bundan 15 yıl önce savunma sanayindeki yerlilik oranımız % 22 iken, bugün bu oran % 65’e çıkmıştır. Bu millet, kendilerine güvenen ve imkân sağlayan idarecilere sahip olduğu vakit ne yapacağını geçmişte gösterdiği gibi bugün de pek ala gösterecektir.

Olmaz diyenlerin ortaya koyduğu gerekçeye bakar mısınız? Biz Mercedes, BMW veya Royca-Rolls’le mi rekabet edeceğiz? Anlayışa bakar mısınız!

Ne alakası var Allah aşkına! Sen kaliteli bir otomobil üret, ilk etapta ihraç edemesek bile hiç olmazsa iç piyasada tüketilir, bilahare dışarı da satarız.

Ekonomisi büyümekte olan, Çin, Hindistan, Malezya vb gibi ülkeler yapıyor. Onlar yukarda sayılan araçlarla rekabet etmek için mi üretiyorlar? Bu ülkeler bizim ülkemiz kadar dışarıdan araba ithal etmedikleri de bilinmektedir.

Kısaca, yerli otomobil yapılmasın diyenlerin görüşüne katılmıyorum.

Her ne pahasına olursa olsun, yerli bir otomobil yapılmalıdır.

Yapacağız da inşallah

Not: Siz bu yazıyı okurken yerli otomobil, yapacak firmalar açıklanıyor olabilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.