1. YAZARLAR

  2. Mehmet Haşim Karaman

  3. Türkiye'deki Seçim Sistemi ve Muhalefetin İtirazları
Mehmet Haşim Karaman

Mehmet Haşim Karaman

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye'deki Seçim Sistemi ve Muhalefetin İtirazları

A+A-

CHP’nin referandumu iptal etme girişimlerini şaşkınlıkla takip ediyorum.
Seçim sistemi ve yasalarına aşina olanlar bilir ki Türkiye’de seçime gölge düşürmek, seçimde hile yapmak neredeyse imkânsızdır.
Demokrasinin göbeği olarak nitelendirilen Fransa’da da seçimleri takip etmiş, hatta ordaki çalışmalara katılmış  biri olarak şunu yürekten, net olarak söyleyebilirim ki, Ülkemizdeki seçim sistemi birçok batılı ülkeden çok daha sağlıklı kurgulanmıştr. Mesela, Türkiye’de ABD’deki gibi bilgisayar sistemi ile seçime müdahale etmek mümkün değildir.
Şimdi size Türkiye’de sistemi adım adım anlatayım. Türkiye’de seçimlerde hile olabilir mi olamaz mı? Siz karar verin.
Seçimlerin güvenliğinin sağlanması ile ilgili tedbirler, seçim takviminin en başından, yani seçmen listelerinin askıya çıkarılmasından itibaren başlar.
Bu süreçte, seçmen o mahallede ikamet etmeyen, vefat etmiş olup da hala seçmen listesinde adı olan; yada mükerrer seçmen varsa -bu ihtimal, TC kimlik Numarası sistemine geçildikten sonra çok nadirdir- ya da oy kullanma yeterliliğine sahip olmayan -kısıtlı, hükümlü, silah altında bulunan er, onbaşı ve kıta çavuşları ile askeri öğrenciler- seçmenler ile ilgili itirazlarda bulunulur. Bunlar düşüldükten sonra seçmen listesi yeniden askıya çıkarılır ve son hali verilir.
Ayrıca seçim günü;
1.      Sandık başında önceki milletvekili seçimlerinde en çok oyu alan beş siyasi partinin bir asil, bir yedek temsilcisi ile tüm partilerin biri asil biri yedek olmak üzere iki müşahidi vardır. Bunlar oy kullanma saatinden 1 saat önce görev başlar ve sonuçlar, ilgili ilçe seçim kuruluna teslim edene kadar görev yaparlar.
2.      Oy kullanma, sayımlar ve diğer tüm işlemler partilerin temsilci ve müşahitlerinin gözetiminde yapılır. Parti temsilcileri herhangi bir uygunsuzluk durumunda yazılı ya da sözlü olarak itiraz edebilirler.
3.      Sayım yapıldıktan sonra, tüm partilerin temsilcileri sonuç tutanağını imzalar, bu tutanaklar oy pusulaları ile birlikte torbaya koyduktan sonra mumlu ipler ile bağlanarak mühürlenir ve sandık başkanı ve -isterlerse- partilerin temsilcileri tarafından İlçe Seçim Kurulu’na götürülür
4.      İlçe seçim kurullarında da yine partilerin temsilcileri vardır (Bu temsilciler seçimden çok önce atanır ve 2 yılda süreyle görev yaparlar.) Sandık tutanakları ilçe seçim kurullarında İlçe seçim kurulu hâkimi ve parti temsilcilerinin gözetiminde ilçe birleştirme tutanaklarına ve bilgisayarlara aktarılır. Bu işlem parti temsilcilerinin izlemesi için kurulan bir TV ekranında dışarıya da yansıtılır.
5.      Sonra ilçe birleştirme tutanakları İl Seçim Kurulu’na getirilir. Burada da yine parti temsilcilerinin -bu temsilcilerde yine 2 yıl süre ile görev yaparlar- gözetiminde İl Birleştirme tutanaklarına aktarılır.
6.      İl ve İlçe Seçim Kurulları’nda sisteme girilen oylar, Yüksek Seçim Kurulu'nda da Yüksek Seçim Kurulu üyeleri ve son genel milletvekili seçimlerinde en çok oyu alan 4 parti temsilcisinin gözetiminde takip edilir. Sayım sonuçlarında bir problem olduğu takdirde bu temsilciler anında itiraz edebilirler.
Ayrıca, Yüksek Seçim Kurulu, seçim öncesinde sonuçların takibi için tüm partilere seçim sisteminin şifresini verir. Parti Genel Merkezleri, sandık, ilçe, il bazında tüm sonuçları burada an be an takip ederler.
Partiler, ayrıca kurdukları programlar vasıtasıyla kendi teşkilatlarında girilen sandık sonuçları ile Yüksek Seçim Kurulu'ndaki sonuçları karşılaştırırlar. Eğer ilçe seçim kurulunun girdiği sonuçlar ile parti teşkilatlarının girdiği sonuçlar arasında farklılık varsa; ilgili sandık görevlisine veya ilçe yöneticilerine "teşkilatınızın girmiş olduğu sandık sonuçları ile seçim kurulunun girdiği veriler arasında fark bulunmaktadır. Kontrol ederek gerekli itirazları yapın" mealinde mesaj gönderirler.
Yani sözün özü, seçim ile ilgili her süreç, her veri an be an tüm aşamalarda partili gözetmeler tarafından takip edilir.
Bu yüzdende özellikle yerel seçimlerde yapılan itirazların çoğu -Yalova gibi birkaç istisnası vardır. Bu tür yerlerdeki oy farkı 10-15’i geçmediği için- sonuçsuz kalır. Çünkü bir iki istisnai suiistimal olsa bile bunlar sonucu etkileyecek sayıya asla ulaşmaz.
(Şimdi bana, 2003 Siirt seçimlerini itiraz olarak öne süreceksiniz. Oradaki mesele, sandıkta yapılan hileler değil, birçok yerde partilerin temsilcileri (tehditlerden dolayı) sandıkta bulunamadığı ve sandık kurulu üyesi sayısı 3’ün altında olduğu yasa gereği sandık teşekkül ettirilemediği için iptal edilmişti.)
Bütün bunlara rağmen birileri hala 1 milyon 400 bin farka rağmen “seçimlerde hile var” diyorsa.
a.      Seçimin işleyişini ve seçim sistemini hiç bilmiyordur.
b.      Demokrasi kültürünü tam olarak benimseyememiştir.
c.      Ortalığı karıştırmak için yalan söylüyor; manipülasyon yapıyordur,
d.      O partinin teşkilatları ile sandık, ilçe, il ve Yüksek Seçim Kurulu üyeleri görevini yapmamış, uyumuş demektir.
e.      Zevahiri kurtarmak için “polim” yapıyordur.
Dolayısıyla, muhalefetin çabaları yersiz, sadece seçmene “ben elimden geleni yaptım” demek için yaptığı çabalardır.
Hele Anayasa Mahkemesi’ne ve Danıştay’a yapılan itirazlar ise tamamen beyhudedir.
Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 79. maddesinde; "Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır. "Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını ve Cumhurbaşkanlığı seçim tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur. Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz…" denilmektedir.
Yani Yüksek Seçim Kurulu kararları bağlayıcıdır. Hiçbir merci Yüksek Seçim Kurulu’nun kararlarını değerlendiremez.
Dolayısıyla Anayasa mahkemesi, Danıştay'a müracaatlar beyhude çabalar.
Yani  sayın Cumhurbaşkanımızın ifadeleriyle "Tencere tava, gerisi hava"

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.