1. YAZARLAR

  2. Engin KAŞDAŞ

  3. Türkiye-Amerika savaşına doğru mu?
Engin KAŞDAŞ

Engin KAŞDAŞ

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye-Amerika savaşına doğru mu?

A+A-

“Türk Ordusu ile Amerikan Ordusu, iki nehir arasında karşı karşıya gelecek…”

Yıllar önce bunu söylediğimizde, etrafımızdaki birileri komplo teorileri ürettiğimizi düşünerek biraz da alaycı gülüşlerle “ti”ye alıyordu.

Osmanlı sonrası paramparça olan Ortadoğu, yeniden dizayn ediliyor ve şimdi daha küçük parçalara bölünmesi gerekiyor. Hatta mümkünse, Arap, Kürt, Türkmen aşiretlerinin her birine bir devlet, olmadı eyalet, olmadı bölgesel yönetim ihdas edilmesi gerekiyor.

 

Kendi başına organize olabilecek, başkaldırma cesaretinde bulunabilecek bütün yapıların, grupların, oluşumların başının ezilmesi ya da tasarlanan sisteme entegre edilmesi gerekiyor.

 

1.Dünya savaşı büyük devletlerin parçalanması ile sonuçlandı; bu sonuç 150 yıl öncesinden tasarlanmıştı, Abdülhamid Han dönemi planın 30 yıl gecikmesine neden oldu. Ama akla hayale gelmedik kirli tezgahlarla hedef tam 12’den vuruldu.

 

2.Dünya savaşı yarım kalan dizayn operasyonunun devamı ve hedefe giden yoldaki son engellerin (Almanya örneği) ortadan kalkması içindi.

Siyonistlerin büyük planları Rusya’yı çoktan devreden çıkartarak kendi içinde cebelleşmeye mahkum etmişti.

Osmanlı, alçakça/haince/sinsice planların sonucu yıkılmıştı…

 

Yani ortada büyük planları akamete uğratacak bir engel kalmamıştı.

 

Çok iyi hikâye olur değil mi, ya da masal gibi dinlenir, belki ninni gibi çocukları uyutur. Ama gerçek…

100 yıla yakın bir süredir, son lokmayı yutabilmenin mücadelesi veriliyor. Bu mücadelede her türlü oyun mubah.

 

Ortadoğu’daki varlık-yokluk mücadelesinde bugün gelinen nokta nedir diye sorarsanız;

Türk ordusu ile Amerikan ordusunun ilk savaşı YPG maşasına verilen silahlarla başlayacak.

 

DEAŞ'ı doğurarak bölgedeki son ve en büyük hamlesini yapan gücün nihai hedefi son kaledir.

 

Ortadoğu'yu Amerika, İsrail ve İran için tamamen güvenli bir liman haline getirmenin tek yolu kolu kanadı kırılmış bir Türkiye hedefidir.

 

Bunu başarana kadar vazgeçmeyecekler. Bu kirli oyunlar ve şeytani planlar cennet mekan Abdülhamid Han döneminden günümüze farklı senaryolarla ulaşmıştır.

 

O gün Ermenileri, Rumları ütopik idealler peşinden ihanete zorlayarak koparanlar bugün Kürt kartını (sınırlarımızın dışında) ustaca oynuyorlar.

 

Bu aynı zamanda canlı bomba olup Ortadoğu'nun kalbinde kendini patlatmaya benziyor.

 

Şayet ülkemizin önündeki son engeller, vesayetler, ortadan kalkarsa; İngiliz entrikaları son bulursa, bölücü ve yıkıcı unsurların beli kırılırsa o zaman bu hamle Amerika ve bölgemizdeki fitne kaynaklarının intiharı olur.

 

Değilse, bu büyük eşiği el birliği ile aşamazsak, malum muhalefet bu büyük tehlike karşısında iktidarın yani ülkesinin yanında durmasa, bölücülere, terör örgütlerine kol kanat gererse sonuç hüsran vebal büyük olur Allah muhafaza...

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bütün çabası, ülkemizi ve bölgemizi planlanan büyük felaketlerden uzak tutmak içindir. ABD ziyareti ve Trump görüşmesinin Ortadoğu’daki dengeler açısından çok konuşulacak sonuçlar doğurması kaçınılmaz.

 

Önümüzde iki seçenek var; ABD, ya maşalarını ya da Türkiye’yi tercih etme noktasında.

 

İkinci seçenek bölgemiz ve tüm dünya için gerekli olan tercih. Ancak terör örgütlerinin tercih edilmesi hiç kimsenin asla istemeyeceği sonuçlara gebe.

Bekleyip göreceğiz…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.