1. YAZARLAR

  2. Nadir YILDIRIM

  3. Tomurcuk Derdi
Nadir YILDIRIM

Nadir YILDIRIM

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Tomurcuk Derdi

A+A-

Rüzgârın okşamasından o kadar çok haz almışlardı ki kendilerini hayatta tutan can damarlarını kuruttuğunun farkına dahi varmadılar. Kendi celladına âşık mahkûm gibi esintinin geldiği yönlere, bir sağa bir sola eğilip büküldüler.

Çünkü onlar, köklerinden uzakta kalmış yaprak gibiydiler; sadece nefes alıyorlardı ve en sağlam dalların ucunda filizlenmiş olmanın gururuyla, Batıdan, Doğudan, Kuzeyden, güneyden esen rüzgârla oynaşmayı maharet sayıyorlardı.

Ve sonra fikirleri sararıp soldu ve tek tek çınarın asırlık gövdesinin yanı başına düşüverdiler...

Gelen geçen bütün ayaklar üzerlerinde dans etmeye başladı. Kendilerine geldiklerinde artık çok geçti, bir çalı süpürgesinin hışırtısı ile uyandılar. Ne kibirle gökyüzünde dans ettikleri koca çınarın dalları, ne de can veren kökten eser vardı.

Sokağın bütün pislikleriyle yan yana bir köşede, kendileri gibi yığınlar halinde çalı süpürgesinin hışırtısını duyuyorlardı.

Çınara ihanetin bedeli kuru bir toprağın kucağında ufalanıp gitmekle ödüllendirilmişti. Filizken dal, dalken bir çınarın gövdesinin bir parçası olma fırsatını yitirmişlerdi.

.Kendilerine can veren yüzlerce yıllık çınarın köklerinden onlarca yılda ulaşan can suyunu inkâr etmenin bedelini ödüyorlardı.

Çınarın köklerine sımsıkı sarılıp, ufku görme sevdasında olan filizlere bakıp, vicdanlarından çekilip gitmeye hazırlanan şeref ve vakardan yoksun kalmanın acısıyla kuruyup gittiler.

Artık sadece bir çınarın filizi değil, kuytu bir köşede küflenmiş odun parçasıydılar.

Çınarın köklerine sımsıkı sarılan filizlenen dalların gözyaşları içerisinde çürüyüp gittiler.

Oysa çınar binlerce yıldır, toprağı yorgan yapmış yüzbinlerce şehadetin, gazvenin onurunu saran kökleriyle dimdik ayakta her gün esen fırtınalar, bedenine sallanan baltalara, köklerine salınan baldıran zehrine rağmen semaya yükselme sevdasından vazgeçmemişti.

Dallarında filizlenen yeni tohumlara can suyundan can verirken, her geçen gün daha sağlam ve daha vakarla yükselmeye ve yücelmeye ve devam ediyordu. Gölgesinde serinleyen onlarca cana can, dallarında yuvalanan binlerce ruha umut verdikçe, fırtınaların daha güçlü esmesine aldırmadan.

Kökleri daha derine, dalları daha yukarıya, yıllara, yalanlara, ihanetlere, baltalamalara, kasırgalara rağmen tomurcuk olma sevdasına arşa doğru.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum