1. YAZARLAR

  2. Ahmet Belada

  3. Suudi Arabistan’da Neler Oluyor?
Ahmet Belada

Ahmet Belada

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Suudi Arabistan’da Neler Oluyor?

A+A-

Sudi Arabistan Müslüman olan hemen herkes kadar, Müslüman olmayanların da merak ettiği görmek istediği bir ülkedir. Hiç şüphesiz merakın en önemli sebebi de İslamiyet’in, ahir zaman peygamberinin buradan çıkmasıdır. Gene burayı önemli kılan en önemli etkenlerden biri insanlığın ilk mabedinin burada, bu mabedin de tüm ilahi dinlerin ortak atası Hz. İbrahim tarafından yapılmış olmasıdır.

Hiç şüphesiz Sudi Arabistan dendiğinde ilk akla gelen şehir Mekke ve Medine’dir. Mekke’de Kâbe, Medine’de Peygamberimizin kabri şerifleri vardır. Ne yazık ki, biz kutsal bu iki şehre gidemedik… Riyad’da kaldık. Ama gene de bu iki mübarek şehrin kokusunu hissetmek, yanında ve yakınında olmak çok güzeldi.

Nasıl ki Türkiye’de; “Atatürk Lisesi”, “Atatürk Caddesi”, “Atatürk Üniversitesi”, “Atatürk Hastanesi” gibi Türkiye'deki birçok kurum ve kuruluşa genç Türkiye'nin kurucularından Mustafa Kemal'in ismi veriliyorsa, Suudi Arabistan'da da “Kral Abdul Aziz Kütüphanesi”, “Kral Abdülaziz Caddesi”, “Kral Abdülaziz Hastanesi” gibi isimlerin verildiğini görmek mümkün. Çünkü mevcut Suudi Arabistan'ın ve hatta Körfez ülkelerini derleyip toparlayan Kral Abdülaziz’dir. Hal böyle olunca da Sudi Arabistan’da çok büyük bir saygınlığa sahiptir.

Tarihteki üç aşamalı Sûd Hanedanın son temsilcileri ülkeyi yönetmektedir.

Dikkat çeken bir diğer husus da ülkenin birçok yerinde ortada Kral Abdülaziz sağında mevcut Kral Selman solunda da yeni veliaht Muhammed Bin Selman’ının resimlerini görmek mümkün.

Kral Abdülaziz ölmeden önce en küçük oğlu mevcut Kral Selman Bin Abdülaziz de dâhil, kimin Kral olacağını belirlemiş. Belirlemekle kalmayıp, karara bağlamış. Mevcut Kral Selman, Kral olmadan önce Riyad Valisiymiş. Selman’ın müsamahakâr, hoşgörülü ve akl-ı selim hâliyle kraliyet ailesi üzerinde son derece saygın bir yeri varmış. Bu halini Kral olduktan sonra da sürdürmüş. 86 yaşındaki yaşlı Kral, yönetmekte olduğu ülkesinde gerek kardeşleri, gerekse yakınları ve çocuklarının ciddi manada servet edinmeleri, yönetimde serbest davranmaları, ülkenin birçok kesiminde bir takım hoşnutsuzluğa sebep olmuş.

Bu olumsuzluğun giderilmesinde yaşlı kral Selman önlemekte zorlanacağını düşünerek, yetişmesine büyük önem verdiği en küçük oğlu Muhammed Bin Selman’ı teamülleri altüst edercesine Veliaht tayin etti. Yapılması muhtemel icraatları onunla yapmayı düşündü. Yeni ve genç veliaht babası başta olmak üzere aldığı güç ve destekle yapmayı düşündüğü bazı icraatlarını kamuoyuna açıkladı.

Bunlardan biri belki de birincisi ülkesi olduğu kadar dünyada da ciddi yankı uyandıran büyük bir araziye 500 milyar dolar civarında bir harcama yaparak gerçekleştirmeyi düşündüğü modern bir şehir, değil şehir ülke denecek büyüklükte bir yapı... Ardından Kraliyet ailesine mensup olup haklı haksız çok ciddi servet sahibi olan yaklaşık 300 civarında kişiyi Riyad’da korunaklı bir otelde tutuklattı. Hepsiyle tek tek görüşerek anlaştı. Nasıl anlaştığı belli olmamakla beraber haksız elde ettikleri düşünülen mal varlıklarından bir kısmına el koydu... Böylece tutukluların hepsi serbest bırakıldı.

Genç Muhammed Bin Selman’ın Veliahtlığı Suudi Arabistan tarihinde şimdiye kadar hiç görülmemiş bir durumdur. Veliaht tayin edilmesi ardından akaryakıta yüzde yüzün üzerinde koyduğu zam ve birçok kaleme koyduğu vergi tüm halkı etkilemesine rağmen halk bu durumdan fazla şikâyetçi değil.

Şunu da söylemek gerekir. Bu genç veliaht gücünü sadece babasından ve yakınlarından mi, yoksa dış güçlerin de bu güç devşirmesinde rolü var mıdır? Bunu şu an itibariyle bilmemiz mümkün değil. Bunu zamanla göreceğiz. Belki de ortaya koyacağı diplomasi veya uygulamalarından ortaya çıkacaktır. Fakat bu durum her şeye rağmen Suudi Arabistan için derin bir darbe, değişik bir ifadeyle post modern bir darbedir.

Görülen o ki, Sudi Arabistan dün olduğu gibi bugün de dünyanın gündemindedir. Gündemde olmaya devam edecektir. Hele hele Kâbe ve Mescid-i Nebevî orada olduğu müddetçe Müslümanların orayı unutması/terk etmesi asla ve kata mümkün değildir. Beklentimiz Sudi yöneticilerin, gücünü ve kuvvetini İslami değerlerden ve Müslümanlardan almasıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.