1. YAZARLAR

  2. Salih GÖLLÜ

  3. Sözde Anti Emperyalistler
Salih GÖLLÜ

Salih GÖLLÜ

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Sözde Anti Emperyalistler

A+A-

19 Mayıs’ta geçti. Bugün Türkiye yarım kalmış istiklal Savaşını yani BAĞIMSIZLIK emelini gerçekleştirmek, yenidünya düzeni boyunduruğunun boğazına takılmamasının mücadelesini veriyor. Dünyada bağımsız, özgür, kabul edilen bir ülke olma pozisyonu için savaşıyor.

Ağzını 19 Mayıslar, 29 Ekimler vb gerekçelerle açanlara baktığımızda hedeflerinde Tayyip Erdoğan ve Ak Parti’yi gördükçe hele ki Anti Emperyalist olarak kendilerini tanımlayanların Kuvvayi Milliye ruhundan dem vurup Erdoğan düşmanlığı yapmaları mide bulandırıcı. Suriye ve Irak üzerinden bölünme girişimlerini görmezden gelerek, Fırat Kalkanı Harakatının aslında neyi bozduğunu bilmeden karşı çıkan bu zihni Batı tecavüzüne uğramış güruh geçmişte kendilerini işgalcilerini karşısında konumlandırabiliyor!

İstiklal Savaşını veren kahramanların safında kendini konumlandıran bu eğitimle batının iğfal ettiği zihin aslında 1919’da Damat Ferit hükümetinin yağcılarından başka bir şey değildi..! Kanıt mı? Bugün savundukları elbette.

Batıcı fikriyatları onlara özgürlüğün ve onurlu bir ülke olmanın yolunun seküler bir yaşam modelinden geçtiğini ezberletmiş ve inandırmış. Bu sebeple aslında tek savundukları batı öğretisinin onları inandırdığı ve bu inanç ile tarihinden, töresinden, devlet geleneğinden, varlık sebebinden kopartıp hapsedildikleri seküler düzen bekçiliği.

Başka bir anlam düzlemleri yok. Aslında savundukları tüm fikirler bu örgünün, yapay kozanın korunmasına yönelik. Bu sebeple hani derler ya “Dünya yansa umurunda değil” aynen öyle. Türkiye asli varlık şuuruna erişmesin. Eğer bölünecekse ve bu bölünme seküler başka bir piyon (PYD / PKK) eliyle olacaksa ne ala! Bölücü gördüklerine sarılır, oy talep ederler, atarlar, propaganda yaparlar.

Bunlar için mesele Türkiye değildir. Nasıl bir Türkiye? Sorusunun cevabı efendilerinin kontrol ettiği ve istedikleri gibi bir Türkiye değilse veya şimdiye kadar ellerinde tuttukları Türkiye istikametini kendi bağımsızlığına doğru değiştirmişse varsın Türkiye olmasın! Küçük olsun. Kaybetsin. Ama asla menziline ulaşmasın.

Biliyorlar ki kendini bulmuş, varlık sebebini hedef haline getirmiş bir Türkiye kendinden çok daha fazla bir potansiyelin öncüsü, taşıyıcısı, koruyucusu olacak. Durdurulması gereken işte bu tarihi misyondur.

Türkiye Türkiye’den ibaret değildir ve Türkiye daha dostlarını yardıma çağırmamıştır. 35 yıldır terörle mücadele ediyoruz. Şimdi yanı başımızda dün gizli beslenen terör bugün açık şekilde palazlandırılıyor. Coğrafyamız güneyden başlayıp, yeniden çizilirken Türkiye PKK kartı ile tıpkı Soğuk Savaş sonrası kırılan Sovyet Bloğu sonrası ortaya çıkan devasa Türki vahaya başını kaldırıp, bakamasın diye yine masaya sürülüyor. Bu sefer yanında DAİŞ gibi süt kardeşi ile Radikal Sol terör örgütlerinden oluşan üvey kardeşleri de devrede ve hepsini himaye eden ise onlarca üvey babaları…

Fırat Kalkanı ile küresel güçlerce DAİŞ üzerinden İSLAMİST Destekle suçlanıp, sıkıştırılmaya çalışılan Türkiye hem dünyaya hem de PKK’nın Kürtler üzerinde oynadığı oyunları bozmuştur. Güneyimizde yaşananları emperyalist bir kuşatma ve sınırların yeniden dizayn edileceği, Türk Vatanını dahi bölmeyi veya en azından pasifize edecek bir kirli savaş olarak görmeyen bu işgal edilmiş beyilerin ağızlarından çıkana bakmayın eğer 1919 Mayısında yaşasalardı ya Amerikan Mandacılığını savunuyor ya da İngiliz Muhipler Cemiyetine üye olurlardı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.