1. YAZARLAR

  2. Salih GÖLLÜ

  3. Referanduma Hile Mi Karıştı?
Salih GÖLLÜ

Salih GÖLLÜ

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Referanduma Hile Mi Karıştı?

A+A-

Olabilir, olmuştur, olabilirliği vardır…

Öncelikle sandık sonuçlarına itiraz Türkiye’de bir muhalefet yani kaybeden geleneğidir ki burada ki tavır kuyruğu dik tutacak bir dayanak arayışıdır. Naif bir tabirle ise demokrasiyi Sindirememe meselesidir.

Aynı çevrelerin ağzından sık sık “Demokrasi Sadece Sandık Değildir” lafını işitirsiniz. Bu da hazımsızlığın en bariz göstergelerinden birisidir. Doğruluk payı barındırmakla birlikte bu lafı söyleyenlerin sandık sonuçlarını asla kabullenmemesi üzerinden okursanız anlarsınız.

Evet, demokrasi sadece sandık değildir lakin demokrasi dediğimiz şey sandıkla başlar. Yani sandık yoksa demokrasi yoktur. Başının sonucunu kabul etmeyenlerin içerikten ve nitelikten dem vurması abesle iştigal… kale almayınız. Yüzlerine çalınız.

Yani sandık, sandık güvenliği, sayım, hatta kapalı zarf bile muazzam önemdedir. Bu sebeple sandık demokrasiye giriş için en mühim gerçeklik.

Türkiye meşrutiyetin ilanından beri seçim yapılan ve yüz yılı aşkın seçim geleneği olan bir ülkedir. Dünyanın ve hatta en demokratik toplulukları oluşturan kıta Avrupası ortalamasının dahi çok üzerinde bir seçim sistemine sahibiz.

Önce bizdeki seçim sistemini anlatalım. Sonrada seçime nasıl hile karıştırılabileceği veya siyasi tarihimizde karıştırıldığını yazarız.

16 Nisan referandumu için YSK 14 Şubat 2017 tarihinde oy birliği ile bir karar alıyor. Burada sandık kurulu başkanlarının (memur veya üniversite mezunu kişiler) nasıl belirleneceğini belirtmiş. Kısaca ilçe seçim kurulları kendileri o yerde ki iyi nitelikte ki (hırsız, sabıkalı, tehdit, dolandırıcılık, şantaj vb. suçlara karışmamış) kişiler arasından her sandık için bir liste oluşturur. Aynı şekilde o ilçede temsilciliği bulunan siyasi parti temsilcilerinden de (son milletvekili seçiminde en çok oy almış ilk 5 parti) belirlenen süre içinde bir liste istenir. Sonra siyasi parti temsilcilerinin hazır olduğu kura çekimi yapılır. Kura her sandık için ayrı ayrı ve yedek üyeler de belirlenecek şekilde tamamlanır. Her sandıkta bir sandık başkanı ve 4 sandık görevlisi olur ki bunun biri memur diğerleri siyasi parti temsilcileridir.

Yani sandık kurulu başkanları ilçe seçim kurulunun veya siyasi partilerin önerdiği isimlerden de olabilir. Bu referandum için son yapılan genel seçimde o ilçede en çok oy almış ilk 5 partinin müşahit vermesi kabul edilmişti.

SANDIK GÖREVLİSİNİN GÖREVLERİ NELERDİR?

Sandık görevlisinin en temel görevi seçimin objektif ve adil bir şekilde sonuçlanmasıdır. Seçimlere hile karışmaması için sandık görevlilerinin her an aktif ve dikkatli olmaları gerekir. Sandık görevlilerinin bir başka görevi ise okuma, yazma bilmeyenlere ya da oy kullanmayı bilmeyenlere yardımcı olmaktır. Ayrıca seçim sonunda oyları saymak da sandık görevlilerinin sorumluluğundadır. Oy verme sürecinde ve oyları sayım esnasında bir problem ya da aksaklık yaşanmaması için sandık görevlilerinin sandık başından ayrılmamaları gerekir. Bu sebeple sandık görevlilerinin ihtiyaçları Yüksek Seçim Kurulu tarafından karşılanır. Sandıklarda yaşanan problemlerden öncelikle sandık başkanı ardından da sandık görevlileri sorumludur.

Ben bir vatandaş olarak görevim olan oy kullanmaya geliyorum. Oyumu kullanıyorum. Fakat birileri ki onlar sandık kurulu oluyor ve siyasi partilerin önerileri ile oluşmuş kişiler bana verdikleri oy pusulasının arkasına YSK mührünü vurmamış veya oyumu içine koyup sandığa atacağım zarfın üstüne YSK mührünü vurmamış veya unutmuş. Olabilir mi? Oldu.

Tüm bunlarda benim suçum ne kardeşim? Ben vatandaşlık görevimi yapmışım, oyumu kullanmışım senin hatan yüzünden benim ülke idaresi için ortaya koyduğum irademi iptal etme yetkisini kim kendin de görebilir? Ama CHP görüyor!

YSK, “Aksi ispat edilmediği sürece sandıklardan çıkan mühürsüz oy pusulaları geçerli sayılacak” dedi ya kıyamet koptu. Ya siz bu ülkede oy kullanma ve sayımının nasıl yapıldığını bilmiyor musunuz? Üstelik bu referandum ilk kez holigramlı pusula ve zarf yapıldı. Neden daha öncede çöplüklere niteliksiz (sahte) oy pusulası atıp, seçim sonuçlarını şaibeli hale getirmek isteyenlere karşı bir tedbir.

Esasında oy pusulasının arkasının mühürlenmesi seçim güvenliğimizin ekstralarından birisidir. Siz oy kullanmaya gittiğinizde hazirun defterinden isminiz kimliğinizi ibraz edip bulunur. Sonra size bir oy pusulası, zarf ve kaşe (tercih) verilir. Zarf ve pusula işte tam bu size teslim sırasında YSK mührü vurulup, teslim edilmesi gerekir ama genelde önceden bol bol zarf ve pusula görevlilerce mühürlenir. Bu sandık görevlilerinin kolaycılığı veya aralarında ki güvenle alakalıdır. Gider oyunuzu kabininde istediğiniz yere keşe basar, pusulayı zarfa koyup, kapatır ve şeffaf sandığa atarsınız.

Neden şeffaf sandık? Çünkü size bir tek zarf verildi ve sandığa zarfınızı bıraktığınızda tek zarfın düştüğü ayrıca sandık müşahitlerince gözlenebilsin diye.

Seçim bitti. Sandıklar açılacak. Önce sandık mührü açılır. Sandığın içindeki oylar ya herkesin görebileceği bir yere ters çevrilip dökülür yada bir kişi tek tek zarfları çıkarır sayar. en sonunda eskiden içi görünmeyen tahta sandıklarda boş sandık tüm müşahitlere içi görülecek şekilde gösterilirdi. Sayılan zarfların sayısı tamamlandıktan sonra hazirun defterinde ki oy kullanan vatandaş imzaları sayılarak karşılaştırılır ki sandıktan fazla zarf çıkıp, çıkmadığı anlaşılsın.

Zarflar tek tek ve tüm müşahitlerin göreceği şekilde açılır ki bu işlemleri ses yapmamak, kesinlikle müdahil olmamak, sandık başkanının belirlediği makul mesafeden daha fazla yaklaşmamak kaydıyla tüm vatandaşlar, siyasi parti temsilcileri izleyebilir. Zarflar açılırken içlerinde her zarftan sadece bir oy çıkmasına dikkat edilir. Çünkü bir zarfa birkaç oy pusulası (70’li yıllarda bu yönde hile karıştırma girişimleri olmuş) çıkma ihtimali veya birbirine yapışık oy pusulasının seçmene verilmesi durumlarına karşı sayımda her zarfta sadece bir oy pusulası geçerli sayılır.

İşte oy pusulasında ki mührün asıl önemi buradadır. Şayet görevli seçmene diyelim ki fark etmeden yapışık halde iki oy pusulası vermiş ve seçmen her ikisine de tercih yapmışsa burada geçerli sayılacak olan YSK mührü taşıyan olur. Diğer önemi ise sahte oy pusulası ile seçime hile karıştırmak isteyen olursa (nasıl olacaksa bu?) sadece sahte oy pusulası basmak yeterli olmasın bir de sahte YSK mührü edinmek zorunda kaslında işi zorlaşsın hilecinin diye…

zarflar ve zarftan çıkan oy ayrıştırıldıktan sonra sayılır ve hazirun cetveli, zarf, kullanılan oy pusulası ve ilçe seçim kurulunca o sandıkta oy kullanacaklardan daha fazla sayıda sandık başkanına teslim edilmiş kullanılmamış, pusula ve zarflarda sayılıp, tutanağa işlenir. Tutanakta siyasi partilerin şerh koyduğu, üzerinde uzlaşamadığı oy pusulaları ayrı, kullanılmamışlar ayrı, zarflar ayrı sayılır ve birbirine bağlanır. sandıkla birlikte yine siyasi parti temsilcileri ile birlikte ilçe seçim kuruluna teslim edilir.

Sandık ortada, atan belli, özel basım oy pusulası belli ve daha sandık açılmasan YSK “sandıktan çıkan oy pusulaları aksi ispat edilmedikçe, mühürsüzde olsa geçerli sayılacak” dediğinde nerede bir şüphe oluşabilir?

Bana o sivri zekalılar, sadece “sandığa hile karıştı, mühürsüz seçim, şaibeli referandum” dışında insan zekasıyla alay etmeyen mantıklı bir şey söylesin. Bu sistemde mühürsüz oy pusulası nasıl bir şaibe, hile barındırıyor? O mühürsüz oylar neden geçerli olmasın?

Birde “Sandıklar açılmadan aldığı bu karar” demiyorlar mı? ya esas sandıklar açıldıktan sonra böyle bir karar alınsa belki ama belki çıkarılan gürültünün anlamı olabilir! Bu sistemde mühürlü veya mühürsüz sandığı sabote etmek ancak, şirret konuşmayla olur yoksa fiilen imkansıza yakın.

Hele 2.5 milyon oy demiyorlar mı güler misin ağlar mısın?

zaten YSK’nın bu kararının doğruluğu buradan belli. Oyların yüzde 2'si yani 865 bin 247 oy zaten geçersiz sayıldı. CHP’nin iddiası ile 2.5 milyon oyda pusulasının arkası mühürsüz diye geçersiz olursa toplamda %8 oy geçersiz sayılacak öyle mi?

Ya tüm dünyada YSK türü yapıların görevi vatandaşın iradesini ağabeydik gubidik gerekçelerle geçersiz sayıp, işleme koymamak değil, o oyun taşıdığı iradeyi sandık sonucuna yansıtmaktır.

CHP’nin geçersiz olmasını istediği 2.5 milyon oy Büyükşehir olma şartını 600 bin olarak düşündüğümüzde diyelim ki yarısı seçmen normal geçersiz sayılanlarla birlikte 3.5 milyon geçersiz oy 11 büyükşehirin seçimlerde ki iradesini saymamakla eşdeğerde...!

Hiç mantıklı geliyor mu?

Benim asıl merak ettiğim sadece 2 seçenek HAYIR ve EVET tercihi yapılan bir referandumda her oy kullanan 100 vatandaştan 2’si nasıl geçersiz oy atmayı becerebiliyor! Allah rızası için birileri bu en çok geçersiz oy atılan sandıkların bir kaçını milletle paylaşsın, basınla paylaşın. Gerçekten bu kadar beceriksiz bir millet miyiz? yoksa bu sandık görevlileri ağabeydik gubidik gerekçelerle milletin iradesini mi çalıyor bilelim.

Son olarak, keşke YSK mühürsüz oyların geçerli olacağı açıklamasını yapmasaydı! Ki ardından hangi sandık başkanlarının bu oyları mühürsüz attırdığını tespit edip, bu sandık başkanlarının hangi siyasi partilerin önerdiği isimlerden seçildiğini de bilebilsek! Hangi sendikalara üye olduklarını, hangi derneklere, vakıflara bağlı olduklarını bize birileri açıklasa ne güzel olurdu.

Böylece sonuça göre bağırma mazeretini önceden sandığa atıp, sonuç istemedikleri istikamette çıkınca “sandığa hile karıştı, şaibe var” diye bağıranların nasıl bir siyasi akrabalığı olduğunu görsek.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.