1. YAZARLAR

  2. Ersin TOKGÖZ

  3. Referandum Yenilgisinden Yeni Gezi Çıkar mı?
Ersin TOKGÖZ

Ersin TOKGÖZ

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Referandum Yenilgisinden Yeni Gezi Çıkar mı?

A+A-

Başlıktaki soru, bazıları için retorik bir soru aslında. Çünkü o “bazıları” buna o kadar emin ki, yeni Gezi’nin sonrasının planlarını bile yapmaya başlamış durumda. Duyuyoruz.

Gerçeklerle bağı koparmak aslında biraz da böyle bir şey. O bağ koptu mu, doğası gereği sınır diye bir şeyin olmadığı hayal aleminde gezinip durmak, sıradanlaşır.

İşte 16 Nisan’da bir kez daha yenilen o malum cephe, gerçekler fazlasıyla acıttığı için demiri yine hayal alemine atıp oradan kendilerine yeni nurlu iktidarlar getirecek hayal alemleri yaratarak orada var olma savaşı açmak için bir kez daha ıkınıyor.

Samuel Beckett “Tekrar dene tekrar yenil… Daha iyi yenil” der. Beckett’in çağrısı esasında galibiyete gidecek bir yolun yenilginin hazmına işaret etse de, hepimizin çok yakından tanıdığı o hep yenilen cephe, ki siz buna CHP ve mütemmim cüzleri de diyebilirsiniz, hep yenilip hiç “daha iyi” yenilmediği için, yenenin ağzında bile kekremsi bir tat bırakıyor.

Oysa daha iyi yenilmek, her yenilgiden sonra “aslında ben yendim” demek yerine rakibin elini havaya kaldırabilmektir.

Oysa daha iyi yenilmek; yenilenleri yenileyebilmek demektir.

Oysa daha iyi yenilmek; yenene bile tat vermektir, mücadeleye değer bir rakip olduğunu gösterebilmektir.

Ama yok. CHP yine, yeni, yeniden yenilgisini kendisi dışındaki herkese ve her şeye ihale ediyor. Bu mantıktan hareketle öğreniyoruz ki, aslında yenilmemişler.

Hal böyle olunca geriye büyük bir istikrarla sürdürdükleri bu tavır ile kendilerine benzettikleri yandaşlarında görünen gerçeklik yerini “Madem biz yenilmedik galibiyetimizi başka alanlarda kuralım/koruyalım” hayal âlemine bırakıyor ve seçimin hemen ertesinde biz o soruyu soruyoruz: Yeni bir Gezi çıkar mı?

Oysa her ne kadar Herakleitos formüle etse ve ete kemiğe bürüse de Herakleitos’tan çok daha eskilere dayanan kadim bir kural vardır: Aynı nehirde iki kez yıkanmaz. Kaldı ki, ilk Gezi nehri bile içine girenleri kire boğmuşken aynı nehirde ikinci kez yıkanıp orada aklanıp güç toplayarak iktidar hayalleri kurmak ancak yaşanan âlemin hayal alemi olmasının semptomu olarak açıklanabilir ki, herhangi sıradan bir bilinç bu umutsuzluk karşısında sadece tek bir duygu hissedebilir: Acıma.

O yüzden; ciddiye almayın. Der ki Paul Auster; “Onlara bakmaktan vazgeçti, onlar da var olmamaya başladılar.”

Bakmayın, olmadıklarını göreceksiniz.

Bırakın onlar kendilerini var sansınlar, avunsunlar, üç beş sloganla hazım sorunlarını gidermeye çalışsınlar.

Bırakın.

Onların olduklarını sandıkları varlığı daim olsun ki, aslolan yoluna devam edebilsin.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum