1. YAZARLAR

  2. Salih Turgay Işık

  3. Osmanlı İmparatorluğunda Demokratik Gelişmeler
Salih Turgay Işık

Salih Turgay Işık

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Osmanlı İmparatorluğunda Demokratik Gelişmeler

A+A-

Her siyasal sistemin olduğu gibi demokrasinin de olmazsa olmazı vardır. İster atamayla isterse seçimle olmuş olsun parlamentolar siyasi gücün sınırlarını belirleyen kurumlardır. 14.yüzyılda İngiltere’de yeşeren parlamentolu yaşam süreklilik kazanmış 1789 Fransız Devrimi ile birlikte parlamento siyasal yaşamın vazgeçilmez unsuru olmuştur.

Türk toplumu parlamento ile 19.yüzyılın ikinci yarısında tanışmış, 18.yüzyılda Batının düşüncelerini ele alan Osmanlı Devleti aradaki farkı kapatmak için yurtdışında getirdikleri uzmanlardan faydalanıp, batılı eserleri Türkçe’ ye çevirterek Avrupa düşüncesinin ülkemize girmesinin önünü açmışlardır.

III. Selim döneminin Türk demokrasi tarihine en önemli katkısı Meşveret usulünün kurumsallaştırmasıyla oldu. Padişah başkanlığında ülkenin ileri gelen devlet adamlarının katılmasıyla bir Meşveret Meclisi topladı. Bu meclise katılanlar düşüncelerini özgürce dile getirmiş, tartışabilmiş ve fikir analizleri yapabilmişlerdir. Padişah yayınladığı Hatt-ı Hümayunlar ile devlet adamlarının düşüncelerini özgürce ifade etmelerini istemiş, bu konuda güvenceler vermiştir. Meşveret Meclisi, karar almayı kişisellikten çıkaran, danışma işini sürekli kılan önemli bir adım oldu. Bu özelliğiyle padişah mutlak egemenliğini kendi eliyle sınırlayıp meşrutiyetin zemini oluşturdu.

II. Mahmut’un Ayanlarla imzaladığı Sened-i İttifak Osmanlı tarihinde güçler ayrılığı ilkesinin örneklerinden biri oldu. Tazminat Fermanı yeni kanunlara uymayı, eşitliği, kanunsuz ceza olmayacağını vurguladı. Osmanlı yurttaşlarına can güvenliği sağlayarak hukuk devleti yolunda önemli bir adım atıldı. Halkın devlet için değil, devletin halk için var olduğu düşüncesini ifade etti. Tazminat Fermanı yeni bir dönem başlatarak halkın seçimle tanışmasını da sağladı. Bu meşrutiyet yolunda önemli bir adımdı. Böylece seçim ve temsil ilkesi devlet mekanizmasına resmen yerleşmiş oldu. Kurulan uzmanlık meclisleriyle parlamenter sisteme geçişin önü açıldı. Müslim-gayrimüslim eşitliği ise Islahat Fermanı ile sağlandı.

 

Osmanlı Devleti’nde ilk ve etkin muhalefet örgütü Yeni Osmanlılardır. Yeni Osmanlıların önde gelen fikir adamları Şinasi, Namık Kemal ve Ziya Paşa idi. Fikirlerini basın yoluyla yaydılar. Hürriyet, yenileşme, meşrutiyet ve anayasa gibi siyasi fikirler ileri sürdüler. İlk Osmanlı Türk Anayasası da 23 Aralık 1876’da Kanun-ı Esasi adıyla ilan edildi.

 

Osmanlı parlamentosu 1876 Kanun-ı Esasisine göre Meclis-i Mebusan ve Meclis-i Ayan olmak üzere iki meclisten oluşuyordu. Bu meclislerde yalnız erkek vatandaşlara seçme ve seçilme hakkı verilmişti. Seçimle gelen parlamenterler milli hakimiyetin temsilcileriydiler. Hakimiyet ve meşrutiyet dolaylı da olsa halkın egemenliğine dayanıyordu. Yönetilenler karar alma süreçlerine katılıyordu. Egemenliğin padişah ile halk temsilcileri arasında paylaşılıyordu. I. ve II. Meşrutiyet(1908) dönemlerinde toplum gerçek anlamda ilk defa millet egemenliği ile tanışmış oldu.

 

Özgürlüğün, örgütlenmenin, bireysel hak ve hukuk kavramlarının uygulama alanı bulduğu parlamenter rejime geçiş Türk demokrasi tarihine önemli katkılar yaptı. Bu bağlamda birbiriyle mücadele eden siyasi partiler ortaya çıktı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.