1. YAZARLAR

  2. Ersin TOKGÖZ

  3. ODATV’nin Ölüm Ticareti ya da Doğan Yurdakul
Ersin TOKGÖZ

Ersin TOKGÖZ

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

ODATV’nin Ölüm Ticareti ya da Doğan Yurdakul

A+A-

“Kasa her zaman kazanır.” Dar anlamda kumarhanelerle ilgili bir ifade gibi bilinse de aslında çok daha fazlasını anlatan bir mutlak gerçeğin ifadesidir.

Nasıl ki kapitalizm mutlak gerçeğimizse, işte bu söz de kapitalizmin belki de birkaç kelime ile eksik bırakmaksızın tarifidir.

Sadece tarif mi? Sebebi ve sonucudur da aynı zamanda.

Kasa hep kazandığı için kapitalizm sürekli kendini yeniler, yineler ve yoluna devam eder.

Marksist jargondan hareketle sadece üretim ilişkilerini yeniden üretmez; her şeyi yeni duruma göre yeniden üreterek suyu hep kasaya taşır.

Bu; sözde kapitalizm karşıtı hareketlerin en nihayetinde kapitalizmin değirmenine su taşımasında da böyledir her türlü insani duyguyu da kendi hanesine yazmasında da.

Kapitalizmin üretimi sözde özel günlerden alın yasa ritüellerine kadar hepsinde sonuç aynıdır.

Kasa hep kazanır ve insanlık kaybeder.

Hayır… Buradaki insanlıktan kasıt, dünya halkları değil. Hani içinde yücelik taşıyan insani duyarlılıklar var ya. O.

Tek örnek değil bu kesinlikle, binlercesinden sadece biri. Ama son örnek.

Gazeteci Doğan Yurdakul hayatını kaybetti.

Doğan Yurdakul pek çokları için Doğan ağabeydi ama en çok ODATV’ciler için.

Yıllarca onlarla birlikte çalıştı, Soner Yalçın’ın yanında saf tuttu, ODATV davasında onlarla birlikte hapis yattı.

Ve o ODATV tam da beklendiği gibi Doğan Yurdakul’un ölümünü “Doğan ağabeyi kaybettik” başlığı ile okurlarına duyurdu. Tam da olması gerektiği gibi, son derece insani bir bakış ve vefa ile.

odatv2.jpg

Ama hemen manşetler arasına bir reklam yerleştirildi. “Doğan Yurdakul bu eserleriyle yaşayacak. Odakitap varken başka yerde aramayın…”

odatv1.jpg

Kasa geldi, önce vefayı sonra yası, sonra ağabey-kardeş ilişkisini ezdi geçti ve bir kez daha, bu kez ODATV üzerinden o gerçeği anımsattı: “Ben hep kazanırım.”

ODATV bu ölüm PR’ı üzerinden kaç satış yaptı bilmiyoruz. Önemli değil aslında. Bilsek, “Şu kadar kazanmışlar. Değermiş demek ki” mi diyeceğiz?

Değil.

Çünkü aslında bazı şeyler satılamaz, bazı değerler/duygular paraya tahvil edilemeyecek, edilmesi düşünülemeyecek kadar özel ve kıymetli olmalı.

Ama işte kapitalizm hep bu gereklilik kipleriyle oyalarken, gerçekte tüm –meli, -malı’lar sıkışan/sıkıştıran kapitalizm vicdansızlığına bizim elimizle açılan bir hava deliği olarak yine kasanın kazanmasına yol açıyor.

Çünkü yukarıdaki temennilerde olduğu gibi duyarlılıklarımızı kasıyor, içimizi boşaltıyor ve arkamızı dönüp gidiyoruz.

Sonra…

Kasa hep kazanıyor. Bugün belki ODATV ama yarın bir başkası ve sonra herkes, hepimiz. Kasanın o dayanılmaz cazibesi karşısında insana dair tüm duyarlılıklarımızı yem edip kaybediyoruz. 

P.S. Ve birkaç gün sonra. Türkiye tarihinin en büyük düşün insanlarından Şerif Mardin hayatını kaybetti. ODATV ne yaptı tahmin edin? Evet, Doğan Yurdakul için ne yaptılarsa, aynısını. Şaşırdık mı? Hayır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.