1. YAZARLAR

  2. Ali YURDAKUL

  3. Muhalefet ve Hezeyanları
Ali YURDAKUL

Ali YURDAKUL

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Muhalefet ve Hezeyanları

A+A-

Ülkemizde siyasette hareketli ve hararetli dönem bir yaşanıyor. Böylesine bir süreçte hazır olan, adayını önceden belirlemiş ve toplumda karşılığı olan seçimi göğüsler. Bunun haricindekiler havanda su döver. Çalışkan ve vizyon sahibi, basiretiyle ülkemizin önünü açmak için bir liderin etrafında 16 Nisan Referandumu’nda milletimiz kenetlendiği gibi Cumhurbaşkanlığı Seçiminde inşallah bunu taçlandıracak. 16 Nisan’da verdiği sözü yerine getirmek amacıyla 24 Haziran’a gün sayıyor.

Aziz milletimiz şunun çok iyi farkına varmıştır. Kendi iradesi için, yarınları namına, vatan, bayrak, devlet için kim çalışırsa onun arkasından gitmektedirler. Bunun haricinde diğerleri ise sadece saman alevi. Kendilerinden başka kimseye faydası olmayan ve etnik bir grubun dışına çıkamayan partiler seçimi kaybetmeye mahkumdur. Nitekim bu yeni dönemde hep böyle olmuştur. Bu vatanı bölmeye çalışanlara, onun ilerleyişini durdurmaya azmetmiş kişilere artık geçit yok. Yeni dönem vatanperverlerin ve birlik içinde hareket edenlerin dönemleri olacaktır.

Darbelerden yorulmuş, vesayet odaklarından nefret etmiş, yarın ne olacak diye bundan sonra korku yaşamak istemeyen Türk insanı, kimi tercih edeceğini dün gösterdi bundan sonrada gösterecek. Fakat bunu durdurmak için, çerme takma yarışı içinde olan mihraklar her zaman olacaktır. Bunların amacı zaten muhalefettir. Bunlara itibar etmeden vatan için en doğru, en güzel neyse onu yapma gayreti içinde olmak gerekmektedir.

Birileri ülkemizde Recep Tayyip Erdoğan’ın gücünü iyi biliyor. Bunu kaç kere test ettiler. Her seferinde yeneceğiz naraları attılar ve bu uğurda her türlü kalleşliği sergilediler. Son dönemlerde bir kalleşlik daha oldu. CHP resmen kendi seçmenini hiçe sayarak, parlamentoya gönderilen vekilleri tuttu başkasına, hem de FETÖ ile iltisaklı birisine kurban etti. Böyle bir hareket aslında 15 Temmuz ruhuna büyük bir ihanettir. Vatanı korumak için tankın önüne kendini atan aziz milletimize karşı büyük bir saygısızlıktır. Çünkü, bu vatanı koruması ve onun uğruna çalışması için meclise gönderilen milletvekillerini siz tuttunuz Gazi Meclisi bombalayanları destekleyenlere peşkeş çektiniz. Bunu aziz milletimiz hiç affetmez bunun mutlaka cezasını sandıkta kesecektir.

Sizin anlayacağınız muhalefet bugün o kadar çok şaşırmıştır ki ne yapacağını bilemez bir davranış içine girmiştir. Bunların tek gayesi vardır “ Tayyip Erdoğan gitsin de ne olursa olsun.” Erdoğan düşmanlığında birleşmiş ve her türlü planını bunun üzerine kurmuş, kurgulayan muhalefet, bu dönemde ne yapacağını şaşırmıştır. Seçimlere şurada iki ay kalmışken daha doğru dürüst aziz milletimizin karşısına çıkaracakları bir aday dahi belirleyememişlerdir.

Bunlar dün vatan için bir şey yapmadıkları gibi bundan sonra da bir şey yapamazlar. Ancak işleri entrika oyun. Amaçları birinci turda %2 Erdoğan’ın oylarından alabilir miyiz senaryosu üzerine kurulmuştur. %49 olan toplam oylarını bu şekilde artırıp birinci turda Sayın Erdoğan’ı turda seçtirmeyip, akılları sıra yenmek. Yani şunu diyecekler ilk kez yendik. Ona birinci turda Cumhurbaşkanlığını yar etmedik diyebilmek. Daha sonra birleşip seçimi kaybetmesi için çalışmak.

Son dönemlerde her türlü pazarlık yapılıyor. Sol kesim kendi içinde bugün bir aday çıkaramayacak duruma gelmiştir. Yani lider enflasyonu vardır. Kılıçdaroğlu aday olsa ona kimse oy vermez. Kimse peşinden gitmez. Çünkü yedi seçimdir habire yeneceğim diyor. Fakat ortada hiç bir şey yok. Vizyonu, stratejisi, vatan için vereceği, üreteceği bir şey yok. Sadece iddia ve parmak sallamak. Öncelikle sol kesim Kılıçdaroğlu ile düştüğü durumu iyi analiz etmeli. Çünkü toplumda karşılığı olan bir adayları dahi yok. Gidip oy isteyecekleri, farklı kesimleri bağrına basacak ve güven verecek kimseleri mevcut değil. Bu nedenle bocalamaya önüne gelene gel ortak olalım demekten başka bir şey yapmıyor.

Şimdi hepsi yan yana gelmiş, Sayın Gül’ü nasıl ayartabiliriz, bunun yarışı içine girmişler. Dedim ya bir tane bile aday çıkaramıyorlar. Bu da onları başka pazarlıkların içine itiyor. Oysaki Gül akıllı bir siyasetçidir. Bunların oyunlarına kolay kolay gelmez. Şimdi onunla diyaloğu Madımakçı Temel’le kuruyorlar. Saadet lideri Abdullah Gül’ü ikna etmeye çalışıyor. Hey gidi Saadet sen bu konuma düşecek parti miydin? Ama düşüyor. Şimdi boş yere dün kendini 28 Şubat’ta tasfiye edenlerle ittifak kurmak için çabalıyor. Yetmedi elim tablodur. Rahmetli Erbakan için düzenlenen ödül töreninde ödülleri Uğur Dündar veriyor. Biraz utanın Rahmetli Necmettin Erbakan’ın kemikleri sızlar. Daha dün 28 Şubat’ta bin yıl sizi içeri tıkmak için medyada horozlanan birisinin elinden Erbakan Ödülleri verdiriyorsunuz.

Bu ne hazin bir tablodur. Bir tarafta FETÖ ile göbek bağı olan bir parti ile düşüp kalkanlar, diğer tarafta kendisini boğmak için 28 Şubatı tertip edenlerle yatıp yuvarlanan birileri.

Mecliste milletvekilleri çoğunluğu da bu dönemde çok önemli. Bu nedenle çoğunluğun muhafaza edilmesi gerekmektedir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin meclis kanadının güçlü olması, bu sistemi en kısa zamanda oturtacak ve kanunların çıkarılmasında, uyumda sıkıntı yaşanmayacaktır. Aksi halde yeni dönemde üçte iki çoğunluk dört yüz milletvekilidir.

İşte böylesine bir kaos içine sokmamak ve omurgalı olmak, bu duruşu sürdürmek için söz aziz milletimizin. Şimdi bu milletin dirilişi için gece gündüz cerağ yakan Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başkan olma zamanıdır. Dik duran ama dikleşmeyen lidere yol verme zamanıdır. Gazan mübarek olsun Türkiyem.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.