1. YAZARLAR

  2. Nadir YILDIRIM

  3. Medeniyetin Bal Petekleri
Nadir YILDIRIM

Nadir YILDIRIM

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Medeniyetin Bal Petekleri

A+A-

İnsanoğlu araç gereçleri kullanmaya başladıktan sonra iki şey yaptı. “silah” ve “kalem”.

Ucu sivriltilmiş çakmak taşından nükleer silaha, taşları kazımak için kullanılan sivri nesnelerden dijital kalemleri kullanmayı öğrenen insan, her ikisinin de gerekli olduğuna inanarak her ikisini de olabildiğince geliştirmek, silaha ve kaleme hâkim olmak ve onunla hükmetmek için gece gündüz durmaksızın çalıştı, çalışıyor ve hiç durmayacak.

Silahın ölümcül, yok edici özelliğini yanı sıra hayata tutunmaya yarar sonuçlar doğurduğu inkâr edilemeyeceği gibi kalemin de ölümcül, yok edici ve insanlığa ruh veren sonuçlar doğurduğu da inkâr edilemez. Bu nedenle her ikisi de insanoğlunun vazgeçilmez iki aracı olarak önemli olmaya devam edecek.

Kalelerin fethinden sonra onu korumak için yıkmak için kullandığı silahla, fethettiği kaleyi savunmak durumunda kalan insan aynı zamanda, daha önce kaleyi fethetmek için kullandığı, kalemi de yine kalede yaşayanların hayatına bir anlam katarak varlıklarını sürdürmelerini de sağlamak için kullanır.

Bir toplum, sayısal zekânın çocukları ile fethedilen kalenin fiziksel yönünü güçlendirecek araç gereçler üretirken, fethettiği kalede yaşayan insanların hayata bağlılıklarını ve bir hayat inşa etmeleri için de sosyal ve sanatsal zekâya sahip çocuklara ihtiyaç duyar.

Başka bir ifadeyle elinde taşlar, boyalar, kumlar, renkler olmadan varlık sürdürmesi mümkün olmayan kalem sahipleri, aynı zamanda kalem olmadan yığınlarca taşa ve kuma sahip silah sahiplerinin de varlık göstermeleri mümkün değildir.

Eğitim sisteminin her iki yönüyle bireylere her iki yönüyle de eğitim ve öğretim imkânı sağlayacak ve onları her iki özelliğini de geliştirecek şekilde tasarlanmasının gerekliliğini tarihten bize kalan önceki toplumların eserlerinde de görmekteyiz.

Medeniyetleri bize kadar ulaştıran mühendislik eseri eserleri ölümsüz kılan inşai yapılarının yanında onlara ruh katan mimari güzellikleridir. Hiç kimse sadece taş ve toprak yığını bir tarihi esere hayran hayran bakmaz. Ona hayran bırakan taşın üzerindeki işlemeler, şekiller, figürler, hatlardır.

Eğitim sisteminin her iki özelliğe de eşit derecede önem vermesi gerektiği çok somut bir örnekle insan vücudunun hem biyolojik hem de ruhsal özellikleriyle insan olma özelliği kazandığı, birini olmayışının diğerini “hiç” mesabesine indirdiğiyle açık seçik ortadadır. Aklı olmayan bir insanın en güzel bedene sahip olmasının nasıl bir anlamı yoksa bedeni olmayan bir aklın da hayatta kalması mümkün değildir.

Medeniyet kurma iddiasında olan toplumların eğitim sistemini taşları şekillendirebilecek mühendislere, şekillenmiş taşlara can verecek mimarlara, bu taşları kullanarak onları anlam katacak, bu taşlardan yontacak ve onun taş olduğunu unutturacak ulvi düşüncelere sahip sanatçılara, bütün bunları insanlık adına korunmasını sağlayacak silahlara ihtiyacı vardır.

Bir eğitim sisteminde fen, matematik, dil, biyoloji ve kimya dersi kadar, resim, müzik, edebiyat, felsefe, kültür derslerinin de eşit program ve içerikle önemsenmemesi demek, bir kartalın tek kanatla uçması demektir ki onun da uçabileceği mesafe yuvasını kurduğu ağacın gölgesi kadar olacaktır.

Bal arısı gibi geometrik şekillere sahip petekler yapabilecek hendeseye, bu petekleri balla dolduracak manevi hazza sahip bireyler yetiştirmek. Ya kovanları balla dolduracak bal arıları yetiştiririz ya da yaban arıları gibi sadece boş peteklerde kanat çırparız.

“Türk Eğitim Sisteminin” önceliği ve üzerinde derinden düşünmesi gereken çabası olmalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum