1. YAZARLAR

  2. Ali YURDAKUL

  3. Kaliteli İnsan ve Hayat
Ali YURDAKUL

Ali YURDAKUL

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Kaliteli İnsan ve Hayat

A+A-

Maddeleşen toplumlar zaman içinde bencilleşiyor. Bir milletin yetişmesinde zemin ne kadar mümbit olursa nispette insan kaliteli oluyor. Toprağın verimliliği arttıkça meyve aşka geliyor ve gürbüzleşiyor. Bütün mesele zemini her zaman hazır tutmak. Yani her an kaliteli ürün verebilecek bir kıvama taşımak. İşte bir zamanlar Anadolu irfanı buydu. Her zaman insan yetiştirmek için zemini hazır tutmuşlardır. Bu sayede çok büyük bilim adamları, fikir adamları ve hükümdarlar vücuda gelmiştir. Biz hala onların kazandığı mirası yiyor ve tüketiyoruz. Yani sizin anlayacağınız iyi bir miras yediyiz.

Bizim geleneğimiz insan odaklıdır. İnsanı hayatın ruhu olarak görür. Onu yaşatmak için çırpınır, yerine göre kendini telef eder. Dünyada başkasının nefsini kendi nefsinin yerine tercih eden ikinci bir nesil yoktur. Bu nedenle ortaya konulan İslam kültür ve kimliği bütün benlikleri kuşatmıştır. Onun bu aşk dolu halini görenler duyarsız kalamamışlar ve bir pervane gibi ışığa koşmuşlardır. Bu sayede birçok belde silahsız fetih edilmiştir. Asırlarca ecdat burada kimsenin burnu kanamadan faaliyet göstermiştir.

Böyle bir tecrübeyi ne Avrupa ne de Amerika yaşamamıştır. Onların mazilerinde böylesine derinlikli bir insan anlayışı yoktur. Bu nedenle yüksek kalitede insana bakamazlar. Sadece madde gözüyle değerlendirirler. Oysaki eskiler baş gözünün yanılacağını beyan etmişler ve insana gönül gözüyle bakılması gerektiğini savunmuşlardır. Peki bugün baş gözüyle mi bakıyoruz yoksa gönül gözüyle mi? İşte bütün mesele bu. Malisef bugün baş gözüyle bakıyoruz. Her seferinde yanılmaktan ve insanı anlamaktan uzak kalıyoruz. Bizim amacımız, nesillere, bu kadim kültürü yeniden aşılamak ve onların gönül güzünü güçlendirmek olmalıdır.

Baş gözüyle bakanlar hayata çok sığ bakarlar. Gözün gördüğü sınırlıdır. Yerine göre burnunun ucunu göremez. Tuzağa düşer veya düşürür. Her şeyi bu çerçevede değerlendiren kimseyi beğenmez. Sadece kendini beğenir. Her şeyi eleştirir ve madde olarak ele alır. Çıkar beklentisi kurar. Oysaki bizim kültürümüzde çıkar ilişkisi insan için zuldür. Hakiki bir insan hiçbir zaman bu zaviyeden hayata bakmaz.

İyi insanlar yetiştirmek istiyorsak önce kendimiz iyi olalım. Hatalarımızı, eksikliklerimizi görerek yola devam edelim. Eğer biz birbirimizi kucaklar ve sahip çıkarsak işte o zaman bu bileği kimse bükemez. Bu birliği hiçbir güç bozamaz. Bu davadan kimse yüz çevirtemez.

Hangi iş olursa olsun. Fitne çıkarmaya çalışan, güveni zedeleyen, dürüst insanlara iftira atmaya çalışanlara pirim vermemek gerekir. Biz eğer doğru, ahlaklı, kaliteli, çalışkan ve dürüst insanı korumazsak işte o zaman her şey çöker. İyi insanların yerini şarlatanlar ve yalancılar alır. Böylesine bir zeminde de hiçbir aşk olmaz ve kaliteli nesiller yetişmez.

Bize her alanda yetişmiş ahlaklı, efendi ve çalışkan insanlar gerekli. Bunların bir bölgede ve toplumda çoğalması oranın çok iyi bir belde olduğuna delildir. Bunu yakalamak için çalışmalı ve büyük emekler vermeliyiz. Dedi kodu yapan insanlık namına hiç bir şey üretmeyen, işi fitne çıkaran kim olursa olsun uzak durmalıyız.

Ülkemizin bulunduğu bu dönemde daha çok birbirimize kenetlenelim. Bir olup diri olalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.