Ahmet Belada

Ahmet Belada

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Hece

A+A-

Bir grup okur-yazar ve düşünürün sermayedar iş adamı ve kültür meftunu Ömer Faruk Ergezen’in sağladığı imkân sayesinde bir araya gelerek oluşturduğu projenin, ekolün adıdır HECE.

Adını Yunus Emre’nin

“Başları ucunda hece taşları/Ne söylerler ne bir haber verirler” dizesindeki HECE ’den alındığı ifade belirtilmektedir.

HECE bir yerde ‘Türkçe’nin kültürel ve düşünsel mirasını birlikte solumanın, duygu ve ifade ortaklığıyla birlikte esenlik arayışının sonucu olarak doğmuştur.’ Hemen tüm çalışmalarda ‘amatör bir ruhla fakat profesyonel bir şekille okurunun dikkatine sunulmaya çalışılmaktadır.’

İlgili resimhece öykü mayıs ile ilgili görsel sonucu

HECE, aylık edebiyat dergisi olarak 15 Ocak 1997'de yayın hayatına başlamıştır. Başladığı o tarihten günümüze değin bünyesine kattığı, değişik bir ifadeyle yeni eklemledikleri; “HECE ÖYKÜ”, “HARF” ve “CÜMLE” yayınlarıyla da genişleyerek ve çoğalarak yayın hayatını sürdürmektedir. Bu çoğalmaya nokta konmuş da değil. Böyle giderse alfabemizdeki daha birçok harf bu oluşumun bünyesinde yer alacakmış gibi gözüküyor.

Ankara’ya geldiğim 21.09.2013 tarihinden bu yana bu oluşumun ilk temsilcilerinden kıymetli kardeşim Ali Karaçalı vasıtasıyla tanıdığım HECE Ailesi’nin bir ferdi gibi gelip gitmekteyim. Okumayı hayatın gayesi, anlamı olarak gören birisi olarak, bu ihtiyacımı gidermeye çalıştığım merkezin adıdır HECE.

Dağınık görümü içinde bir sistemin olduğu, herkesin kendini çok rahat ifade ettiği bir ocaktır HECE.

Gelene niye geldin, gidene niye gittin denmeyen ama herkesin bir şekilde kendini ifadeye çalıştığı bir mekteptir HECE.

Özellikle hevesli, azimli ve okuyup yazmayı seven talebelerin uğrak yeridir HECE.

Yazar, şair, hikâye, deneme, biyografi vs. dallarında kalem oynatanların çalışmalarını değerlendirebildiği bir laboratuvardır HECE.

Kendini kendi içinde revize ederek, yeni bir yapılanmaya giderken HECE ce HECE ÖYKÜ dergilerinin başına, ülkemizin en önde gelen düşünür ve yazarlarından Rasim Özdenören getirilmiş. Özdenören’in gelmesiyle muhteva ve nitelik olarak kendini arz-ı endam eden dergi, okurları tarafından oldukça olumlu tepki almaktadır.

HECE yayınlarının ana görevlerinden olan kitap bölümünün başına düşün dünyamızın mütevazı ama işinin ehli Ali Ulvi Temel getirilmiş. Ali Ulvi Temel, çıkmasına delalet ettiği kitaplarla kendinden söz ettiren bir yayınevi olmasını sağlamıştır.

CÜMLE yayınlarının başına da TRT’den emekli gene bu camianın tanınan güzide şahsiyetlerinden Muhsin Mete getirilerek ciddi kitapların çıkmasına öncülük etmektedir.

HECE’nin kurulduğu tarihten günümüze, yaklaşık beş yüz civarında kitap basılmıştır. Hece yayınlarıyla; şiir, hikâye, deneme, fikrî kitapların yanı sıra tercüme eserler de fikir dünyamıza kazandırılmaktadır.

Çıkan birbirinden nitelikli 35 adet “HECE ÖZEL SAYISI” kelimenin tam anlamıyla kültür havzamızın vazgeçilmezidir. Seçkin ve seçilmiş şahısları konu özel sayılar aynı zamanda toplumun hassasiyetini dikkate alan soyut kavramlar da işlenmiştir. En son çıkan ve bin sayfayı geçen “Afrika ”, bir önceki “Aliya İzzetbegoviç ”, “Sezai Karakoç”, Ahmet Hamdi Tanpınar”, “Ahmet Haşim”, “Cemil Meriç”, “Mektup”, “Hikâye”, “Medeniyet” Özel Sayıları bunlardan sadece bir kaçıdır.

hece ahmet haşim ile ilgili görsel sonucumesnevi mevlana ile ilgili görsel sonucu

Düzgün ve düzeyli kitapların yanı sıra prestij olarak çıkartılan kitaplar da gene kültür hayatımıza ışık tutacak niteliktedir. Mehmet Akif Ersoy’un Safahatı, Hafız’ın Divanı, Mevlana Celaleddin-i Rumî’nin iki ciltli Mesnevî’si sayılabilir.

 

HECE’nin Kızılay Konur Sokaktaki mütevazı yerinde arada bir de olsa şiir dinletileri, musiki meclisleri ve sinema günleri de tertiplenmektedir.

Özellikle Cumartesi günleri HECE dergisi/yayınevi birçok genç ve umur görmüş, yazarlarla dolup taşmaktadır. Çok ciddi bir fikir teatisi oluşmaktadır. O gün HECE’nin emektar çalışanları çalışmalarını rahat yapamadıkları bir gündür. Çünkü hemen her oda birkaç yazarın ve meraklıların uğrak yeri olmaktadır. Kimi yazdıklarını anlatıyor, kimi yazacaklarını ifadeye çalışıyor vs.

Her zaman değilse de tüm bu yorucu ve zevkli geçen Cumartesi akşamı Rasim Özdenören’in de katıldığı genellikle Kızılay’daki balıkçıda, bazen de muhtelif lokantalarda akşam ziyafetlerinin yapıldığını da hatırlatmalıyım.

Dergi olarak her altı ayda bir özel, (34 sayı) 211’i de normal aylık olarak çıkan HECE Dergisi toplam 245 sayıya ulaşmıştır.

Son çıkan sayısıyla birlikte 81’de HECE ÖYKÜ çıkmıştır. Alanında bir ilk olan HECE ve HECE ÖYKÜ işledikleri konu ve konuklarla daha çok devam edeceğe benzemektedir.

Yukarda da değindiğim gibi düzgün ve düzeyli dergiciliğin dışında kitap yayınında da çok değerli kitapları kültür hayatımıza kazandıran HECE yayınları başladıkları 1997 yılından bu yana sadece HECE adıyla dört yüz otuz beş (435) kitap çıkartmıştır.

böyle biliriz ile ilgili görsel sonucu

Ders kitaplarını da içeren serbest sitilde kitap yayını yapan HARF yayınları ise şimdiye değin HARF adıyla elli yedi (57) kitap basılmıştır.

Daha çok ‘biyografı’, ‘anı’, ‘gezi’ ve ‘seyahat’ konularını içeren kitapları yayınlamaya çalışan CÜMLE yayınlarından ise son iki-üç yıl içinde çok değerli elli beş (55) kitap çıktı.

 

Ülkemizin kültür havzasına dergi, kitap ve daha farklı fikir etkinlikleriyle ciddi katkı sağlayan başta Rasim Özdenören ve Ömer Faruk Ergezen olmak üzer tüm HECE AİLESİNE daha nice dergi ve kitaplar yayınlaması dileğiyle başarılar dilerim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum