1. YAZARLAR

  2. Engin KAŞDAŞ

  3. FETÖ’ye karşı olmakla İktidara karşı olmak… İşte bütün mesele.
Engin KAŞDAŞ

Engin KAŞDAŞ

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

FETÖ’ye karşı olmakla İktidara karşı olmak… İşte bütün mesele.

A+A-

CNN Türk ekranında AHC’nin sunduğu bir program var, adında “tarafsız” kelimesi geçen malum program. Tuhaf konuklar, tuhaf konuşmalar dikkatimi çekiyor zaman zaman. Öyle çok takıldığım bir ekran değil lakin kimin nerede ne yaptığını gözlemlemek adına bakmak gerekiyor bazen…


Geçen akşam izlediğim bölümde akademisyen olduğunu öğrendiğim bir konuk başlıktaki konu ile ilgili enteresan değerlendirmelerde bulundu. Tartışmanın ana temasını da FETÖ’nün siyasi ayağı oluşturunca söylenenler daha bir ilgi çekiyordu.


Konuklardan “Burhan Kuzu”nun rahatlığının verdiği öfke hali olsa gerek, Gezi’ci bir edayla ses tonunu yükselten ve hiddetlenerek taarruz moduna giren akademisyen, iktidarın 15 Temmuz ve 17-25 Aralık öncesi politikalarını muhalefet gözüyle değerlendirirken, muhalefetin bakış açısına ilişkin dikkat çekici ifadeler kullandı.

 

Ona göre CHP’nin başını çektiği Erdoğan ve AK Parti muhalifleri, o dönemde teröristbaşı Fetullah Gülen ve çevresine sırf hükümete yakın durdukları için karşıydılar. Tıpkı bugün iktidar karşıtlığını ülkeyi ateşe atabilecek noktada tutan her türlü illegal yapılanmaya kucak açmaları gibi… CHP’nin bugünkü muhalefet tarzının aynı zamanda akıl hocalığını yapan isimlerin boy gösterdikleri ekranlarda ifşa ettikleri bu bakış açısını herkesin iyi okuması gerekiyor.

 

16 Nisan süreci ve devamında Ana Muhalefetin, Cumhuriyet ve Sözcü gazetelerine yapılan operasyonların da etkisiyle kendilerini birden FETÖ safında bulmaları anormal bir durum değil.

 

Grup toplantılarında FETÖ’den tutuklu malum gazetecilerin ve FETÖ ile irtibatı şüphe götürmeyen isimlerin zikredilerek masumlaştırılması çabasının altında söz konusu akademisyenin itiraf niteliğindeki sözleri yatıyor aslında.

FETÖ’ye karşı olmakla İktidara karşı olmak… İşte bütün mesele.

Dün iktidara yakın diye gördükleri FETÖ’nün düşmanı olduğunu iddia edenler, akademisyene göre bugün zorunlu olarak tam tersi bir strateji izliyorlar. Yani ona göre bütün mesele Erdoğan ve AK Parti düşmanlığında birleşiyor.

 

FETÖ bugün doğrudan Erdoğan ve AK Parti hükümetini hedef aldığı için, ana muhalefetin ilgisini celbediyor. Kısacası “düşmanımın düşmanı dostumdur” taktiği…

Bunu ben söylemiyorum, 15 Temmuz darbe ve işgal girişimine “kontrollü darbe” diyen zihniyetin akıl hocalığını yapanlar söylüyor.

 

Yani şunu diyemiyorlar; “FETÖ’nün, hükümeti devirmek ve Erdoğan’ı ortadan kaldırmak (Allah’ın planını unutuyorlar) için yaptığı hamle başarılı olmadı, bari işi sulandırarak düşmanımızın düşmanını aklayalım.”

İktidarın ve Cumhurbaşkanının geçmişe dönük söylemleri ortadayken, 17-25 Aralık’ta paralel devlet yapılanmasının (PDY) ortaya çıkması ve FETÖ’nün silahlı bir terör örgütü olduğunun ispatı olan 15 Temmuz’dan sonra verilen mücadele tartışma götürmez bir noktadayken cımbızla ayıklanan bazı uygulama hatalarına bel bağlamak açıkça intihardır bana göre.

 

Geriye şu soru kalıyor: Ana muhalefeti intihara sürükleyecek kadar zorlayan ne var?

 

***

 

Son zamanlarda çoğu sosyal medyada (fecabook ve Twitter) olmak üzere 15 Temmuz darbe ve işgal girişimi ve FETÖ ile ilgili enteresan sosyolojik tahliller gözüme çarpıyor. Sosyolojik diyorum, çünkü tarihsel süreç ve teknik bilgi içermeyen sadece sebep sonuç ilişkisini kendi penceresinden gören değerlendirmeler bunlar. Ama bazen doğruları yanlış temeller ve hedefler üzerine kurarak söylerseniz, ulaşacağınız tek sonuç fitne olur.

İlerleyen günlerde bu konuda bazı anekdotlar paylaşacağım ancak, her önüne gelenin “Reis”e akıl verdiği, “Reis” düşmanı fitne odaklarının da FETÖ kuklası muhalefet anlayışına malzeme ürettiği bir ortamda tahlil yaparken çok ince eleyip sık dokumak gerektiğini vurgulayalım. Bir yerlere yaranma çabanız yoksa şayet, Allah’tan korkmakla kuldan utanmak arazında iyi bir teraziniz varsa birilerine akıl vermeden önce kendi yeterliliğinizi sorgulamanın daha iyi sonuçlar doğurduğunu bilirsiniz.

 

***

 

Tonla akıl verdikten sonra “Erdoğan ne yapacağını bilir” diyerek bir kenara çekilen sözde kalemlere notum: Kaleminizi münasip bir yere (cebinize) sokun. Erdoğan zaten bugüne kadar sizin aklınızla yol almadı. O yüzden Allah yarı yolda bırakmadı hiç…

Selam ve dua ile efendim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.