1. YAZARLAR

  2. Salih GÖLLÜ

  3. FETÖ'ye Adaleti Öğretmek
Salih GÖLLÜ

Salih GÖLLÜ

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

FETÖ'ye Adaleti Öğretmek

A+A-

 

Libya’yı İtalyan işgaline karşı onurlu ve korkusuzca savurarak kahramanlaşan Ömer Muhtar’ı çoğumuz biliriz. Emperyalist tankları karşısında olurda yüreklerine korku düşer, kalpleri kaçmaya yeltenirse diye ayaklarını bağlayan mücahitlerin lideri.

Bu mücadele sırasında bazı mücahitler yakaladıkları İtalyan askerlerinden bir kaçını döverken ve hatta hakaret ederken gören Ömer Muhtar buna şiddetli tepki gösterir. Bunun üzerine mücahitler “Muhtar, sen bunlara yaptığımız için bize kızıyorsun ama bunların yaptıkları tecavüzler, yaşlı ve çocukları acımasızca öldürmeleri, esir aldıkları arkadaşlarımıza uyguladıkları işkence karşısında bizim attığımız iki tokat ve küfürlü söz” der.
Ömer Muhtar benim için hiç unutmadığım şu sözleri söyler: “Zalimlerin yaptıkları bizi doğru yoldan ayıramaz. Zalimler bizim öğretmenimiz olamaz”

Cumhuriyet tarihimizin en kanlı ve vahşi darbe girişimi ile 249 vatandaşımızı tankların altında ezen, helikopterden tarayıp, uçakla bombalayan ve silahsız insanlara ağır silahlarla ateş eden hainleri 15 Temmuz’da gördük. Aşağılık sıfatların hepsini fazlasıyla hak ediyorlar.

Dün ki açıklamalarıyla Başbakan Binali Yıldırım FETÖ konusunda mağduriyetlerin giderilmesi adına oluşturulması planlanan komisyonun faaliyete geçeceği müjdesini verdi. Başında da Adalet Bakanlığı Müsteşarımız olacak. Çünkü FETÖ gerekçesiyle işten atılan hatta tutuklanan birçok isim mağdur olduklarını dile getiriyor. Elbette cezaevlerini dolaşsak kimse suçlu olduğunu söylemeyecektir. Herkes masumluğunu savunacak.

Biz vatandaşlar olarak hata yapabiliriz, suça bilerek veya bilmeyerek karışabiliriz. Fakat devletimizin adalet terazisi en ince tartı olmalı.

Hz. Ömer’in “Adalet Mülkün Temelidir” sözü tamda bu sebeple hep önümüzdedir. İnsanın kalbinden adaleti çıkarırsak, geriye ne iyilik kalır, ne din kalır ne de merhamet kalır. Ama devletten adalet kalkarsa ortada devlet kalmaz. O devlete olan güven, savunma mekanizmaları harap olur.

Burada şunu açık yüreklilikle görüyoruz ki devlet 15 Temmuz sonrası ciddi bir panik ve beka endişesiyle bu hain yapıyla uzak yakın ilişki kurmuş kim varsa devletten uzaklaştırıp, mülkü koruma refleksiyle hareket etti. Bana sorarsanız haklıydı da…

Adaletin erken tecelli edeni makbuldür ama er geç tecelli etmesi elzemdir. Devletimizin ince eleyip, sık dokuyarak, adaletin ince çizgisiyle milletin kalbini ferahlatıp, FETÖ propagandalarına set örmesi gerekiyor. Zaten siyaset ayağındaki hele belediyelerde hiçbir operasyon görülmemesi milleti yeterince huzursuz ediyor.

Bir örnekle bitirelim yazımızı: Hangi şehir büyük baş belediye başkanı FETÖ okullarına yolları bile kattı, arsa temin etti? Bu okullara su sayacı bile takmayan, eşinin adına FETÖ okulu açılan büyük belediye başkanı kim? 15 Temmuz sonrası Demokrasi mitinglerinde FETÖcü olduğunu sıradan vatandaşların bildiği komedyenleri meydanlarda milletin önüne çıkaran kim? O meydanlarda sürekli kendi propagandasını yapan kim? 17 – 25 Aralık sonrası “devlet el koyacak gel belediyeye hisse devret böylece en azından yarısına yakınını kurtarırsınız!” diye hangi FETÖ şirketlerine meclis kararı ile belediye ortak edildi? Benim merak ettiğim bu hisse bedelleri için belediye kasasından çıkan ödenek ne oldu?

Eğer gerçekten FETÖcülere ödendiyse mi yoksa ödenmemişse mi daha kötü?

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.