1. YAZARLAR

  2. Engin KAŞDAŞ

  3. FETÖ’nün siyasi ayağı ve “tadelle” fontlu “adalet” arayışı…
Engin KAŞDAŞ

Engin KAŞDAŞ

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

FETÖ’nün siyasi ayağı ve “tadelle” fontlu “adalet” arayışı…

A+A-

En başından beri FETÖ nasıl istiyorsa öyle davranıyorlar. 7 Şubat MİT krizi ile başlayan ve her birinin FETÖ kumpası olduğu ortaya çıkan tüm gelişmelerin ardından tereddütsüz cumhurbaşkanına ve hükümete saldırmayı tercih ettiler. Tercih diyorum, ancak bunun bir zorunluluk hali olduğunu da düşünüyorum. Başka alternatifler de akıllara gelebilir. “Nerede FETÖ’nün siyasi ayağı” diye feryat etmenin perde arkasında yine aynı yapının varlığını inkâr etmek için çok güçlü söylem ve delillere ihtiyaç var. FETÖ’nün siyaseti itibarsızlaştırmak ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini etkisizleştirmek adına geliştirdiği her hamlenin dolgu malzemesi olmaktan geri durmadılar.


Mesela 15-25 Aralık’ta FETÖ’nün Paralel Devlet Yapılanması içinde olduğunun ortaya çıktığı sürecin siyasi ayağı yine bunlardı. Yargı darbesi yapmak isteyen FETÖ/PDY’nin montaj kaset/ses kayıtlarına ilk bunlar atladı. Amaç siyaseti itibarsızlaştırmaktı ancak, itibarı zaten olmayan birileri gazi meclis koridorlarında, milletin kürsüsünde, grup toplantısı salonlarında bu amaca hizmet etmekten imtina etmedi. Hedefte bir kişi vardı ve o bir kişinin gitmesi için her şey, her yol, her yöntem mubahtı…


Gezi ihanetinde yine bunlar, FETÖ’nün provokasyonlarına öyle güzel ayak uydurdular ki; bu provokasyonlara gelerek memleketin altını üstüne getiren alçakları yüceltmek için bir taraflarını yırtmaktan geri durmadılar. Nerede bir alçaklık, nerede bir ihanet, nerede bir isyan ve kalkışma varsa, perde arkasında hep bunlar oldu. Bir şeylerin siyasi ayağını sorgularken, kendilerinin nasıl bir bela olduklarını, her fitnenin ana sütunu görevi ifa ettiklerini gözden kaçırmak istediler.

Gazeteci, akademisyen, sanatçı kimliği ile illegal, marjinal ve terörize olmuş yapılanmalarla işbirliği içinde oldukları ortaya çıkan pek çok ismin yine bunlar tarafından himaye edildiği acı bir gerçek. Tabiri caizse “devletin yatak odası” olarak nitelendirilen Milli İstihbarat kavramını kendince yorumlayanlar, milli sırların ifşasını, kendi devletini uluslararası camiaya ispiyonlamayı, devletin güvenlik stratejilerini baltalamayı maharet sayarak “şeffaflık” talebinde bulunabiliyorlar. Türkiye düşmanı olduğunu her hamlesi ile belli eden Avrupa ülkelerinde kahramanlar gibi ağırlanmak, devlet başkanlarınca ağırlanmak, ödüller almak sadece Türkiye’nin çıkarlarına hizmet eden kimseye nasip olmuş mudur? Ama bir genel başkanın (kim olduğunu az çok tahmin edebiliyoruz/biliyoruz) bilgisi dâhilinde, bir milletvekilinin servis ettiği MİT Tırları haberini yaparak, vatana ihanetin daniskasını icra eden gazeteci kılıklı hainin bugün Türkiye düşmanları ile birlikte Türkiye düşmanlığı yapması çok ciddi bir sorundur. Çünkü onu içeride himaye edenlerle dışarıda besleyenler “Türkiye düşmanlığı” ortak paydasında birleşiyor.

MİT Tırları ihanetinde zincirin bütün halkalarına dokunulmadan, içimiz rahat etmeyecek…

Bu kadarla bitiyor mu, insan ister istemez merak ediyor. Biter mi; bunlar çukur terörünü “oradaki arkadaşlar” diyerek yücelttiler. PKK’yı hasıraltı ettikleri raporlar hazırlayarak devleti katil, teröristi mağdur sivil vatandaş, güvenlik güçlerini işgalci ilan ettiler. Keşke yaptıkları sade bu kadarla kalsa. Biz bunların canlı bomba tabutlarına sarılırken hıçkıra hıçkıra ağlayıp; şehit cenazelerinde timsah gözyaşları döktüğünü de gördük.

Silahların doğrudan millete doğrultulduğu, savaş uçakları, helikopter ve tankların kullanıldığı; bu yüzden “işgal girişimi” olarak nitelendirilen 15 Temmuz sonrasında da bunların milletin yanında değil tam karşısında, milletin canını en çok acıtan yerde durduklarını gördük. Paralel Devlet Yapılanmasının yanında silahlı bir terör örgütü olduğu ortaya çıkan FETÖ’nün altına imza attığı tarihimizin en büyük ihanetlerinden birisi için “kontrollü darbe” diyebilmek ciddi bir iştir. Ya çok cahilsinizdir, ya çok art niyetli, ya hainsinizdir ya da daha kötüsü bir yerden talimat alıyorsunuzdur. FETÖ tam da burada devreye giriyor işte; “siyasi ayak” arayanlar, milletin aklı ile alay edercesine bütün kullanışlılıklarını sergiliyor ve amansız savunma başlıyor.

 

Mesela “adalet” aranıyor; kimin için?
Gazeteci, akademisyen, sanatçı kılıklı hainler için…
Kimin için?
Eli kanlı bölücü terör örgütünün siyasi uzantıları için…
Kimin için?
DHKP-C terör örgütünün ve diğer terör örgütlerinin “yularlı fularlı” militanları için…
Kimin için?
15 Temmuz’da yüzlerce şehidin kanına giren, binlerce insanımızı yaralayan FETÖ’nün üniformalı/üniformasız teröristleri için…

***

Bugünlerde birileri “tadelle” tadında “adalet” yürüyüşünde.


Baktım birileri de sağda solda analizler yapıyor “yolun sonunu getirebilir mi” türünden. Adamlar “adalet” istedikleri yürüyüşü bile cumhuriyet tarihinin en büyük adaletsizliklerinden biri olan ve doğrudan bu milleti hedef alan darbe ve işgal girişiminin yıldönümünü tutturacak şekilde plan yapmışlar. Yani ne hikmetse Kılıçdaroğlu’nun, MİT Tırları ihanetindeki rolü iddiasıyla tutuklanan milletvekili Enis Berberoğlu için “tadelle” fontlu “adalet” yazılı pankartı ile başlattığı yürüyüş 28 gün sürecek şekilde ayarlanmış. Bu da yürüyüşün 15 Temmuz’da son bulacağı anlamına geliyor. Ama tamamen tesadüf canım nerden çıkartıyorsunuz böyle şeyleri…

Hani bu satırlardan sonra neyi yazacaksınız diye sormayın, çünkü sözün bittiği yer burası. Bildiğiniz varsa devamını kendiniz getirin. Atış serbest…

Selam ve dua ile..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.