1. YAZARLAR

  2. Derya OĞUZ SARIALP

  3. Çocukluk Çağı Depresyonu!
Derya OĞUZ SARIALP

Derya OĞUZ SARIALP

Uzman Klinik Psikolog
Yazarın Tüm Yazıları >

Çocukluk Çağı Depresyonu!

A+A-

‘’O daha çocuk, ne depresyonu!’’ son yıllarda oldukça sık duymaya başladığımız cümlelerden birisidir sanıyorum… Halbuki bir çok ruhsal bozukluk/hastalık gibi çocuklarda depresyon yaşayabilir ve öyle sanıldığı kadar da az rastlanan bir durum değildir. Ergenlik döneminde olanları da hesaba kattığımız zaman bu sayı daha da artar. Çocukluk çağı depresyonuna baktığımız zaman çok küçük yaşlarda da bu durum görülebiliyor ama çocukluğun ileri evrelerinde yani ergenliğe geçiş safhalarında çocukluk çağı depresyonu sıklıkla baş gösteriyor. Cinsiyet faktörüne göre baktığımız zaman yetişkinlerde ve özellikle kadınlarda daha sık görülmesine rağmen, çocukluk depresyonu kız – erkek ayrımı yapmıyor neredeyse eşit oranda görülüyor.


RİSK ETKENLERİ
Mutsuz aile yaşantıları, aile içi iletişimsizlikler, çocuklarda depresyonu artıran sebepler içerisinde görülüyor. Bu gibi durumların çözümü ertelendikçe depresyon artar. Ebeveynlerinden birisinde depresyon olan çocuk, diğerine göre daha fazla risk taşır. Okul ortamında derslerinde başarılı olamayan çocuklarda risk daha fazla görülüyor. Bu durumda da okulda başarı sağlayamayan çocuk, kendini kanıtlayamadığı için, durum depresyona kadar gidiyor. Özgüven eksikliği yaşayan ya da aynaya baktığında kendisini beğenmeyen çocuklarda yine risk fazla olabiliyor. Esasında çocuğun hayatını olumsuz etkileyen her türlü yaşantı, çocukluk çağı depresyonu için onu yatkın hale getiriyor. Anne – baba ayrılıkları, yakınını kaybetmiş olması, hastalıklar, zor maddi sıkıntılar da bunların başında geliyor.
NE YAPMALIYIZ...
İlk etapta sorunu saptamamız gerekiyor elbette. Bunu yaparken de çocuğunuzun davranışlarındaki değişimleri fark ederek, çocuğunuzu daha net tanımaya çalışmanız gerekiyor. Son zamanlarda ki ders başarısının iyiye gitmemesi, arkadaşlık kurmakta zorlanması ya da arkadaşlık ilişkilerinin kopmaya başlaması depresyon belirtisi olabilir. Eğer şüphemiz olursa en kısa zamanda bir klinik psikoloğa gitmemiz gerekir. Böylece önlem alınabilir ve intihar riskinden korunur. Terapiler üç aşamada gelişir. İlk başta aile ile görüşme yapılır, (bakım veren kişi de olabilir). Daha sonrasında çocukla birebir görüşme yapılır, bu görüşme terapi amaçlıdır. Çocuğun yaş grubuna göre planlanır, eğer ki 13 yaşın altında ise; oyun terapisi ile ilerlenir. Son olarak, anne baba çocuk ile görüşülerek, aileyle olan çalışmalar hem terapinin verimliliğini artırır, hem de tekrarlamasını engellemede yardımcı olur.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.