Nadir YILDIRIM

Nadir YILDIRIM

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Boş Duvar

A+A-

Ustalık ufuk çizgisi gibidir ve onu yakalamak üzere olduğunuzu düşündüğünüz anda karşınıza daha ötede bir başka ufuk görürsünüz. Bu ise sizi yeni ustalıklara doğru; yeni ufuklara doğru yönelmenizi sağlar. Usta değilseniz, ustalaşmak da istemiyorsanız, zaten olduğunuz yer sizin ulaşabileceğiniz yerlerin en güzelidir.

 

Usta “iki günü eşit olmayan” insandır. Dün ile bugün arasındaki fark; eğer ufuk yolculuğunda bir adım ilerleyebilmişse kâr, yerinde saymış ise zarardır.

 

Usta eserlerine hem teknik hem de sanat katabilen insandır. Böylece o, maddenin sabitliğinden, mananın sonsuz anlamında her gün insana, insanlığa yeni bir fayda sağlamayı hedefler.

 

Usta her an yeni bir şeyler öğrenme ve öğretme çabasında olan insandır. İşinin inceliklerinde yelken açabilmek için ilgi ve bilgi teknesinde yelkenine yeni ilmikler atar.

 

Usta, hem gelenekçidir, hem yenilikçi. Geleneğin güçlü değişmeyen kültürel değerlerinden aldığı tecrübelerden aldığı güvenle, geleceğin yeni ve bilinmeyen yollarından değerlere değer katabilen, çağlar arasındaki zaman farkına sanatıyla köprü olabilen insandır.

 

Usta, bir sarraftır; yoldaki taş ile cevheri bir bakışta ayırt edebilen ferasete, o taştan nasıl bir eser çıkabileceğini hayal edebilecek ruha sahiptir.

 

Ustalık edeptir. O bilir ki ilim irfan meclisinde önce edep aranır. Edebi olmayanın da usta olamayacağını bilir. Terbiye edilmemiş bir nefsin değil usta, bir ustaya çırak dahi olunamayacağını bilir.

 

Usta liderdir. Fikri derinliği ve vakarıyla, etrafındakilere liderlik eder. Bir yandan eserini hazırlar diğer yandan eserinin manasına insanlığı hayran bırakır.

 

Ustalığın belgesi, iki imzalı icazet temalı kâğıttan ötede, ufuk çizgisinde sanatıyla raks halinde iken ortaya koyduğu eseridir; ayinesi iştir.

 

Usta içinde yaşadığı toplumun ulaştığı medeniyetin aynasıdır. Toplumun gelişmişliği, medeni duruşu onun eserlerinde yansır.

 

Her mesleğin ustalarının bilgi ve eserlerinin toplamı, o toplumun ulaştığı medeniyet ufkundaki yerini gösterir. Siyasi, politik, ekonomik, pedagojik, sosyolojik, sosyal psikolojiye konu olan olay ve olgular, mühendisliği gerektiren eserler, teknolojik, güzel sanatlardaki çeşitlilik, yönetim yaklaşımları, kurumsal duruş ve topluma yaklaşımı, geçmiş ve gelecek arasındaki kültürel uyum, yenilik, edebî düşünce yoğunluğu, felsefî derinlik, hikmetin kavranması gibi toplumun her kesimini doğrudan ya da dolaylı ilgilendiren her alanındaki ustalar, o toplumun bir aynasıdır.

 

Bir toplumun ustaları o toplumun her kesim meslek sahipleri, yöneticileri, öğretmenleri, liderleridir.

 

Bir kıssa:

 

İki Horasanlı nakkaş ustası bir hükümdara misafir olmak isterler. Hükümdar sarayında ustalığın hikmetini kavrayamamış hiç kimseyi misafir etmemekle meşhurmuş.

 

Hükümdar: “Sizleri sarayımda misafir ederim. Ancak bana sizin nakkaş ustası olduğunuzu söylediler. Eğer bana bir hafta içinde ustalığınızı gösterirseniz burada kalabilirsiniz. Gösteremez iseniz cezalandırılırsınız” der.

 

Nakkaşlar durumu kabul ederler. Ancak nakkaşlardan birinin bir şartı vardır, hükümdara: “Efendim diğer usta ile benim arama birbirimizi göremeyecek şekilde kalın bir perde çekilmesini istiyorum” der.

 

Hükümdar kabul eder ve hizmetkârlarına, nakkaşların istedikleri malzemeleri vermelerini, yiyecek ve içecek ve yatacak yer temin etmeleri talimatını verir.

 

Usta nakkaşlardan biri eline geçen boyalarla fırçalarla çalışırken, diğer nakkaşın elindeki bezle sürekli duvarı silmesi hükümdarın dikkatini çeker. “Sen ne yapıyorsun, arkadaşın gece gündüz çalışırken sen yan gelip yatıp sürekli duvarı silmekle meşgulsün” der.

 

Hükümdar, kendi kendine herhalde bir hafta yiyip içip, daha sonra kaçmayı planlıyor diye düşünerek, muhafızlarına sıkı sıkı onu kaçırmamaları için tembihler.

 

Aradan bir hafta geçtikten sonra Hükümdar, diğer nakkaşın işlediği nakışları görür ve hayranlıkla ona taltiflerde bulunur ve sarayında kalması için verir.

 

Diğer nakkaşın yanına gelir ve onun duvarında tek bir şekil dahi göremez. “Nerede senin eserin, bir haftadır yedin içtin bir tek nakış dahi göremiyorum” diye çıkışır.

 

Nakkaş, “Efendim benim eserim ortadaki perde aradan kalkınca görülür” der ve perdeyi yavaş yavaş kaldırır.

 

Diğer nakkaşın yaptığı karşı duvardaki eser, bütün ihtişamıyla, renkleriyle, detaylarıyla diğer nakkaşın boş, cilalanmış duvarına yansır.

 

Hükümdar, her iki ustanın da eserlerindeki güzelliği ve inceliği görünce her ikisini de ödüllendirir.

 

Hisse: Ustalar, bir toplumun aynasıdır. Her işin ustası içinde yaşadığı toplumun ruh ve kültür dünyasını yansıtır. Ustalarımıza yansıyan her şey, bizim kendi yansımamızdan başkası da olmasa gerek.

 

Şu halde, nakkaşın duvarında ne görüyoruz?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.