1. HABERLER

  2. GENEL

  3. Bir Bebeğin Saçı Kesilince Geriye Ne Kalır?
Bir Bebeğin Saçı Kesilince Geriye Ne Kalır?

Bir Bebeğin Saçı Kesilince Geriye Ne Kalır?

HABEROLA.COM-Memleketin en benzersiz ve güzel ama yine en tembel blogu www.tokgozeren.com uzun zamandır kuş uçmaz kervan geçmez bir yere dönüşmüştü. Neyse...

A+A-

Memleketin en benzersiz ve güzel ama yine en tembel blogu www.tokgozeren.com uzun zamandır kuş uçmaz kervan geçmez bir yere dönüşmüştü. Neyse ki bu uzun aranın sonunda yine benzersiz bir yazıyla geri döndü arkadaşlar. Ve yine enfes bir yazı ortaya çıktı. Okuyun, okutun deriz. 

Bakıyorsunuz, çoğu birbirinden farklı olsa da hepsi kendi içinde bir estetik barındıran saçlar, kaşlar, cinsiyet rollerine göre sakallar, bıyıklar, tırnaklar vs. dışsal uzantılar.Estetiğin anlamının insan üzerinden üretilerek kabul edilebilir/arzu edilebilir bir seviyede devamını sağlayan bitimsiz bir müdahale alanının nesnesi o.Tüm bu müdahalelerin yapılmadığını düşünün… Birbirine girmiş saç sakal, uzamış tırnaklar, kıllı kadınlar, perişan adamlar… Modern insanın ilkel insandan kendini bu görüntüyle ayırması boşuna değil.

İşte modern insan kendini ilkel insandan ayıran bu metaforu çok sevse de bir yanda özünü arar, özlem duyar, hikâyenin başını hep merak eder.Milattan önceye gidemez. Ama elinde eşsiz bir fırsat vardır: Bebekler.Bebek, hikâyenin başıdır. Anne-baba bebeği üzerinden bir estetik üretimine kıyafetlerden girişse de yine de bir yere kadar doğal kalır bebek. Olduğu gibi olması, yeterlidir. Ki yeter.Ama bir yere kadar.Nasıl ki insanlığın öyküsü binyıllara dayanan bir gelişimle tüketilebilir bedenler için her geçen gün dış müdahaleyi daha fazla zorunlu kılan bir gelişim dayatması tarihiyse bir bebeğin kendi kişisel tarihi de daha küçük ölçekte aynıdır.Uzattım.Bu girizgâh şunun için:  Eren…Belki yok öyle bir şey ama Eren’in her yeni durumu bizi alıp götürüyor. Anımsayın… Eren’in ilk ek gıdaya geçişi-ek gıda kırılması (TIKLAYIN), ilk et yiyişi-ek gıda kırılmasında yeni faz (TIKLAYIN) vb. hepsi bize bebeklik saflığından bizim gibi vahşi yaratıklığa evrilme sürecinin hüznü olarak yansıyor.Evrendeki tüm anlamlar gibi bu anlamları bir yaratıyoruz muhtemelen.Ama oluyor. Yine oldu.Olan şu:Eren’in saçını kestirdik. Yeni faz. Çoğu için son derece sıradan bir şey bu, belki Survivor’da kim kime ne dedi diye düşündüklerinden daha az düşünecekleri kadar önemsiz bir mevzu ama bizim için değil.Görünen yüzü şu: Lüle lüle, kıvır kıvır saçlı bebek saçını kestirdikten sonra hırt bir çocuğa dönüştü. Hala çok sevimli, hala bir tanemiz bizim, hala bakınca içimiz eriyor.

Ama girizgâhı anımsayın…Eren artık daha az doğal. Bugün saçına yapılan müdahale, yarın devamıyla gelecek ve estetik üretimi sürecinin bir nesnesi haline gelip her nesne gibi araçsallaşacak.

Deli miyiz biz?

P.S.-1- Bu blog başladığı noktadan çok uzakta şu anda. Eren’in an be an günlüğünü tutacak, ileride girsin, okusun, isterse büyümesi ile yüzleşsin diye düşünmüştük. Yine aynı şekilde Eren ile ilgili her şeyi kılı kırk yararcasına araştırıp deneyip yanılıyoruz ve en sonunda doğrusunu buluyoruz ya… Diğer ebeveynler ne kılla uğraşsınlar ne tüyle, ne denesinler ne yanılsınlar, direkt doğrusunu yapsınlar ama… Üşendik. Yapamadık. Böyle yılda bir kez çıkılan tatil gibi buraya uğrayıp yazabiliyoruz ancak. 

P.S.-2- Bu da Eren’e not. Oğlum. Saçını kestirdiğimiz tarih 11 Haziran 2016. Bunu bilmek ne işine yarayacak bilmiyorum ama yine de dursun bir kenarda. Belki ileride şifre olarak falan belirlersin. Kaynak: http://www.tokgozeren.com/2016/06/erenin-saclarndan-geriye-kalan-delirmis.html

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.