1. YAZARLAR

  2. Ali YURDAKUL

  3. Bilgi Toplumu ve Türkiye
Ali YURDAKUL

Ali YURDAKUL

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Bilgi Toplumu ve Türkiye

A+A-

Her sanatta olduğu gibi bilgide de nitelikli ve lüzumsuz bilgi mevcuttur. Sanat öğrenirken boş ve değersiz bir sanat peşinde ömür tüketirseniz işte o zaman hapı yuttunuz. Bir türlü iki yakanız bir araya gelmez. Elinizde sanat yerine başka şeyler vardır. Bunlar paha etmez. Oysaki sanat altın bileziktir. Peki hangi sanat altın bilezik özelliğine sahiptir? Bunu hepimiz kendimize sormalıyız. Elimize aldığımız sanat altın kıymetinde değilse, o bir teneke parçası olmaktan öte gitmez ve hayatımızda sadece tıngırdar durur. Kuru gürültü mesabesindedir.

İçinde bulunduğumuz çağ neyi gerektiriyorsa bizler bu çağın koşullarına göre kendimizi yetiştirip, çağımızın dinamiklerini hayatımıza aktarmamız gerekmektedir. Tarih çağının gerisinde kalan insan milletler enkazıyla doludur. Çağını yakalayamayanlar hep yem olmuşlar ve ileri medeniyetlerin sömürüsü durumuna düşmüşlerdir. Dünyamızda bu savaşlar henüz bitmemiştir ve kıyamete kadar da bitmeyecek.

Bilgi savaşları son hızıyla, bir kasırga gibi ilerliyor ve devam ediyor. Bilgiyi üretenler asrımızda insanlığa yön veriyor. Şimdi yeni süreçte bilgi en büyük güç ve silah olmuştur. Bu gücü elde etmek için müthiş bir çalışma başlamış ve her gün hummalı bir şekilde bu yarış sürdürülmektedir. Dediğim gibi bilgi üreten veya bilgi tüketen bir toplum musunuz? Diğer tabirle hayatınıza dokunan bilgiye ne kadar hakimsiniz? Sanatta, muamelatta, günlük hayatta, sohbet meclislerinde, iş yerlerinizde, evlerinizde ve sokağınızda nitelikli bilgi yer alıyor mu? Millet olarak bu bilgi üzerine insanlarınızı eğitip bir sonraki kuşağa hazırlıyor musunuz? Bu meziyetler sizde bir ülke olarak mevcutsa işte o zaman yarınlarınız çok aydınlık ve bereketli geçecek demektir. Yok siz boş, malayani, sıradan, değersiz, lüzumsuz bilgiyi hayatınıza hakim kılmışsanız vay halinize.

2000 yılından itibaren müthiş bir kitle iletişim savaşı başladı dünyamızda. İnternetin ve dijital bilginin insan hayatına girmesiyle birlikte yeni bir dönem kendini gösterdi. Bunların üzerine sosyal medya ağları ve arama motorları inşa edildi. İnsanlar zamanımızda bu yeni oyuncakların meftunu oldular. Vazgeçemiyorlar, bırakamıyorlar, ayrılamıyorlar. Her iş yavaş yavaş sosyal ağlara doğru kaymaya başladı. Bu dijital dünyada herkes yer almaya mahkum oldu.

Tabi bilgi üreten ve yeni dünya düzeninin oyuncuları kendilerini bu yeni sürece hazırlamışlardı. Çoğu ülke insanı bu süreci bir nevi bağımlılık olarak yaşarken, gelişmiş ülkeler yeni çağın oyuncağına yatırım yapmaya başladılar. Her alanda elektronik, bilgisayar, internet, beyaz eşya, otomotiv, sanayi, yazılım, alışveriş, inşaat, havacılık, lojistik, tıp, savunma, finans, uzay bilimleri, mühendislik, sosyal bilimler, medya gibi alanlarda yatırımlar hız kesmedi. Çünkü bunlarla uğraşanlar yeni dünyayı bunlar üzerine inşa ediyor. Uğraşmayanlar ise sadece amele veya tüketici. Bir tarafta yarın ne yazılımı, hangi cep telefonunu, elektronik eşyayı, bilgisayar oyununu, yeni bir otomobili piyasaya süreyim sorusunu soran ve bu uğurda çalışan bir yapı varken. Diğer tarafta yeni olanı nasıl tüketir ve kullanırım anlayışıyla devam eden toplumlar mevcut. Yani yeni kölelik anlayışı ve figüranları. Aslında bana sorarsanız bağımlılık eğer insan gibi muazzam bir varlığa zarar veriyorsa ve onu yolundan alıkoyuyorsa zararlıdır. İşte bütün mesele insanı ve aklını korumak.

Şuna inanıyorum ki artık gerçek bilgi, insanlığın istifade edebileceği yeni bilgi, petrolden bile değerli. Bir zamanlar uğruna savaşılan ve imparatorlukları paramparça eden petrol bile asrımızda nitelikli ve ülkeleri ileri götüren bilginin karşısında diz çöküyor. Sizin anlayacağınız bilgi toplumu oluyoruz. Ama yeni bir döneme girdiğimiz bir süreçte bilgiye ne kadar hakimiz? Bu yeni bilgi sürecini ne kadar kullanabiliyoruz? Bu bilgiyi anlayacak ve ülkemizde kullanacak ne kadar insan gücümüz var veya yetiştiriyoruz?

Saygılarımı sunuyorum. Bilgi üzere bir hayat diliyorum. Allah bu yeni süreçte fehmimizi açsın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.