1. YAZARLAR

  2. Salih GÖLLÜ

  3. Baraj Düşmezse, MHP Düşer mi?
Salih GÖLLÜ

Salih GÖLLÜ

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Baraj Düşmezse, MHP Düşer mi?

A+A-

2019 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri için MHP lideri Devlet Bahçeli Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleme kararını açıkladı.

Doğrusu bu muazzam bir hamleydi ve bence seçim startını da Devlet Bey vermiş oldu. Malumu ilanı karşı blokta ciddi bir telaş meydana getirdi.

Bahçeli ve MHP’nin AK Parti’nin yedek lastiği olmasına kadar bol bol hakaret ve ağır eleştiriler yapılıyor Ana Muhalefet ve onun küçüğü tarafından.

Yapılan hakaretamiz bu eleştirilerin mantıktan yoksun olmasını, karşılarında tüm heybetiyle beliren Milli ve Yerli mutabakatın ürünü bir telaşın sonucu olduğuna varmak zor değil.

2014 yılında ilk seçimli CB seçiminde aynı MHP Ekmeleddin İhsanoğlu üzerinde CHP ile ortaklaştığında CHP’nin yedek lastiği mi olmuştu? Veya siyaseten bu ittifak sonrası yok mu olmuştu? Sorularını akıllarına getirmeden yapılıyor bunlar.

Siyasi Analiz Diye Bir Algı Yönetilmeye Çalışıldığı Görüyoruz.

Şöyle ki; MHP’nin Erdoğan desteğini %10 seçim barajına ve İYİ Parti’nin kurulmasıyla görece bölünmüş Milliyetçi oylara bağlayanlar var. Oysa son yapılan kamuoyu anketleri İyi Parti oylarının hala daha %2.7’ler civarında olduğunu gösteriyor.

MHP tabanı ve Ülkücüler için barajı geçmeyen bir HDP ile meclis dışı kalmak öyle ağlanacak bir durum değildir. HDP baraj altı kaldıktan sonra Ülkücü taban mecliste olmamayı çok dert etmez. Fakat tersi bir durum kahredici olur.

Sayın Bahçeli’nin 2019 CB seçim desteğini Ak Parti’nin barajı düşüreceğine bağlayanlar va birilerinin etki ajanlığını yapıyorlar veya hiçbir siyasi bilgi ve öngörü sahibi değillerdir.

7 Haziran seçim sonuçlarını hatırlayanlar bilir ki Ak Parti %42 oy almıştı. Bu %42 aslında Ak Partinin kendi öz ve kemik oyu değildir.! Kemik oyun %3-5 üstüdür.

Peki, aradan 3 ay geçince nasıl oldu da Ak Parti %49 oy alabildi? İşte Baraj düşmezse MHP Baraj altı kalır mı? Sorusunun cevabı da bu arada ki %7-8 oy artışında gizli…!

Türkiye’de seçmen davranışları üzerine kafa yoranlar 7 Haziran seçimleri sonrasında Kasım sonuçlarına götüren sebepler için ana üç neden sayar.

BİR, Çözüm Sürecinin HDP ve Pkk cenahı tarafından bozulması ve suiistimal edilmesinin oluşturduğu güvensiz liman ve boşluk karşısında Ak Parti hükümetinin hızla o boşluğu güvenlik tedbirleri ile doldurması,

İKİ, 7 Haziran sonrası HDP’ye “Her evden bir oy HDP’ye” çağrıları yapıp, “Birlikte iyi salladık” diyaloğunun yansıması HDP barajı geçti diye dağıtılan kazanlarla pilavlarla tezahür eden CHP sevinci…

ÜÇ, seçim sonuçları sonucu kurulamayan hükümet, ekonominin SOS verecek bir dalgalanmayı hissettirmesi, faiz ve yabancı paranın değerlenmesi sonucu hem seçmende Koalisyonlarla geçen kayıp 90’lı yıllar sendromunu tetikledi hemde ev, araba, ihtiyaç derken kredi çekmiş milyonlarda endişeye sebep oldu. Üstelik AkParti’yi dışarda tutarak, zorlama koalisyon kurma çabaları, Ak Parti ve Ahmet Davutoğlu hükümetinin tüm çabalarına rağmen sonuç alamaması Kasım sonuçlarını getirdi.

Çözüm sürecini bozan Pkk kayığından inmeyen HDP ve Ak Partinin tüm iyi niyetli yaklaşımlarına yüz çeviren MHP’’ye millet sandıkta ceza kesti.

Sonuç olarak, demek ki çeşitli saiklerle oyunu istikrardan yana kullanan %7-8 bir seçmen kitlesi var. Bu istikrardan yana oyunu şekillendiren kitlenin elbette gönlünde farklı siyasi partilerde yatıyor ama istikrar arayışı bu siyasi renkten ağır basıyor.

Birçok yorumcu 2019’a farklı bir sistemle girileceğinin farkında değil veya unutarak değerlendirmelerde bulunuyor.

2019’da yerel seçimlerle birlikte 3 sandık konacak seçmenin önüne. CB ve TBMM yani Milletvekilliği seçimi birlikte yapılacak. Dolayısıyla CB Hükümet sisteminde istikrar zaten içinde… Cumhurbaşkanı birinci tur olmazsa ikinci turda mutlaka seçilecek ve hemen hükümet kurulacak. Yani oy verdiğiniz yerin ikinci turu beklerseniz hiçbir önemi yok! Çünkü siz oyunuzu nereye verirseniz verin istikrar devam edecek.

Bu da belirttiğimiz %7-8’lik istikrardan yana oy kullanan kitleyi sandıkta gönüllerinden geçene yöneltecektir. Hatta şunu söyleyeyim, “ÜLKE BAKİYESİ” sistemi uyum yasalarıyla seçim sistemimize eklenirse yani 500+100 ile Türkiye geneli oy almış partilerin oylarının zayi olmaması için genelden alınan oydan da milletvekili çıkaracak bir düzenlemede en küçük partilerin bile oy oranları ciddi artışlar gösterecektir. Zira seçmen artık oyunun baraj altı partilere kullanarak, heba olması tehlikesini dert etmeyecek.!

Buda BBP’nin %4’leri, SP’’nin %5’leri hatta ÖDP, HüdaPar gibi marjinal partilerin bile birlik sayılara ulaşmasını beraberinde getirecektir.

Bu durumda mecliste temsil edilen Ak Parti, CHP ve MHP’nin oyu düşecektir. Bu kaçınılmaz bir sonuç… Buna mukabil, MHP’nin baraj altı kalma ihtimali merkez sağda ve özellikle de MHP kökenli bir seçmeni MHP’ye doğru yöneltecek.

İşte bu sebepten dolayı MHP’nin asla bir baraj sorunu yok. Eğer seçim sistemi değişmez, baraj yine %10 kalırsa yazdıklarımız burada MHP yine rahatlıkla barajı geçecektir. Hem de CHP genel Başkanı kemal Kılıçdaroğlu veya ekibinin “her evden bir oy HDP’ye” çağrısına benzer bir çağrıyı Ak Parti’nin yapmasına bile gerek yok.

Kısaca MHP’nin bir baraj sorunu yok. Ama İYİ Partinin var. HDp’nin var. Bence Ak Parti ve CHP kendisini azalan oylarına hazırlasın. İyi partinin en çok kime iyi geleceğini de başka bir yazıya bırakalım….

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.