1. YAZARLAR

  2. Engin KAŞDAŞ

  3. 16 Nisan’dan kim korkuyor?
Engin KAŞDAŞ

Engin KAŞDAŞ

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

16 Nisan’dan kim korkuyor?

A+A-

Korku pompalayanlar hep vardı.
Dün farklı argümanlarla iş başındaydılar, bugün farklı. Ama zihniyet aynı, mesaj aynı.
Türkiye’nin Refah Partili yıllarını bilenler, “mütedeyyin” olarak nitelendirilen bir siyasi hareketin iktidar olması durumunda malum kesimin ürettiği argümanları da iyi bilir…

Millet “Afganistan”, “İran”, “Burka”, “Darağacı” kavramları ile korkutuluyordu.
O günlerde “Eski İran”, “Humeyni sonrası İran” kıyaslamaları ile toplumun kafasını karıştırmaya çalışanların bindirilmiş kıtalarla “Cumhuriyet Mitingi” adı altında sonraki yıllarda yeniden sahneye çıktığında AK Partili yıllardı.
Benzer pek çok hamlenin zamanlaması ibrenin millete dönmesi ile ilişkilendirilmeli.

Bugün yaşadıklarımızın öznesi de yine ‘millet.’
15 yıl milletin ayaklarına dolanan ne varsa bir bir temizlendi ve korku imparatorlukları bir bir tarih oldu.
15 yıldır darbe anayasasının gölgesine rağmen, bukalemun gibi renk değiştiren tüm vesayet odaklarına rağmen ibrenin hep millete döndürülmesi için çalışıldı.
Daha düne kadar seçim vaatlerinin en tepesine “Sivil Anayasa” beklentisini koyanlar, “darbe anayasası istemiyoruz” diyenler bugün 18 maddelik düzenlemeye bir kelimelik katkı vermediler.

Tek yaptıkları şey korku pompalamak oldu;

“kan dökmeden getiremezsiniz” dediler, “iç savaş çıkar” kehanetinde bulundular, “evet” oyu verecekleri “ihanet”le suçladılar, milleti Yunan’a benzeterek “Denize dökmekle” tehdit ettiler, FETÖ ile PKK ile, Türkiye düşmanı Avrupa ile aynı safta durmaktan imtina etmediler.
Argümanları dünkülerden farklı değildi; “bölünürüz, parçalanırız…”
PKK ne diyor; “Referandumdan Evet çıkarsa biz biteriz!”

FETÖ ne diyor; “Evet çıkarsa diktatörlük olur!”
Terör örgütlerine “öz anne” tavrını sergileyen Avrupa ne diyor; “Erdoğan gitmeli!”
7 Haziranda, hilelerinin, kirli planlarının bir parça tuttuğunu görünce “Selahaddin Eyyubi durduruldu” manşetini atanlar bu ülkeler değil miydi?
Bakın basit cümlelerle kısa bir analiz yapalım…

Yeni anayasa değil yapılan; mevcut anayasada 18 maddelik bir paket değişikliği,

Değişiklik teklifi neyi öngörüyor?
Çift başlılığı ortadan kaldıracak, rejim değişikliğini değil yönetim Sistemi değişikliğini ön görüyor.
Milletin önüne tek değil, çift sandık gelecek, meclis (yasama) ayrı, yürütme ayrı seçilecek. Hükümet yasamadan çıkmayacak. Hükümet kuruldu kurulmadı, başbakan kim olacak derdi olmayacak.
Güvenoylaması dediğimiz ülkeye zaman ve enerji kaybettiren süreçler olmayacak.

Hükümete güvenoyunu sandıkta milletin kendisi verecek.

Muhtarlıklar, lokantalar kapatılmayacak; temel hak ve özgürlükler alanında bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da milletin seçtiği vekiller, yani Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenleme yapabilecek.
Yürütmenin başında ve hükümette yine milletin seçtiği Cumhurbaşkanı ve Bakanlar olacak.
Milletin karar alma mekanizmalarındaki dolaylı iltisakı bitecek, doğrudan müdahilliği başlayacak.
Yargı sistemi, kendi içinde bir Getto olmaktan çıkacak, “millet adına karar” verme mekanizması ilk defa gerçek manada işleyecek.
Milletten daha yüksek bir organ olmayacak.
Aksini iddia edenlerden mutlaka belge, delil, madde isteyin. Defalarca okudum 18 Maddede yok böyle bir kırıntı…

“Erdoğan sonrası ne olacak?” türünden gerçekten Erdoğan sevgisiyle soru soranlara şunu çok açık ve net olarak belirtelim ki;
Mevcut yönetim sistemimiz Sayın Cumhurbaşkanının daha çok işine geliyor, daha geniş yetkileri var ve hiçbir sorumluluğu yok.
Şayet bu sahtekârların söylediği gibi bir “Diktatör” çıkacaksa bugünkü sistemde buna engel hiçbir düzenleme yok.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi tam da bu noktada Recep Tayyip Erdoğan sonrasını güvence altına alan, hangi görüşte olursa olsun siyasi partilerin ve toplumun uzlaşma kültürünü kazanmasına, birlikte hareket etmesine olanak tanıyacak bir sistem.

Kimse korku imparatorlukları kurma heveslilerine itibar etmesin.!
Cezaevindeki Selahattin Demirtaş, mektup yazıyor ve diyor ki “Bu korku filmini daha fazla uzatmalarına izin vermeyin”…

Bakın ben çok basit bir tüyo vereyim, eğer bugün yaşadıklarımız, 15 yıllık AK Parti iktidarında yapılanlar, üretilenler, projeler, reformlar, vesayet odakları ile verilen mücadele “Selo” ve onun sözcülüğünü yaptığı terör örgütlerinin, terörün korkulu rüyasıysa, bu onlar için korku filmi ise herkes gönül rahatlığı ile gidip sandıkta EVET oyunu versin…
16 Nisan, kukla Türkiye ile, kendi kaderini, bölgesinin ve insanlığın kaderini yönlendirecek bir Türkiye’nin seçimidir.
16 Nisan, Avrupa’nın dayatmalarını sineye çeken Türkiye ile Avrupa’ya insanlık ve demokrasi dersi veren Türkiye’nin seçimidir.
16 Nisan gündemi belirlenen Türkiye ile gündem belirleyen Türkiye’nin seçimidir.
16 Nisan, terör örgütleri ile aynı safta duranlarla, tam karşısında duranların seçimidir.
16 Nisan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deyimiyle “Tek devlet, tek millet, tek vatan, tek bayrak” diyenlerle, bunlara karşı çıkanların seçimidir.
16 Nisan’ı hafife almak; korku pompalayanların, yalan zinciri oluşturarak milleti kandırma yarışına girenlerin, PKK’nın talimatları ile hareket edenlerin, FETÖ’nün değirmenine su taşıyanların, 15 Temmuz gecesi millet ölüme koşarken havaalanlarından kaçanların, market ve bankamatik önlerinde kuyruğa girenlerin zaferine kapı aralamaktır.
Sonrası mı?
Emin olun sonrası herkes için kaostur, belirsizliktir, istikrarsızlıktır, karanlıktır…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ne diyor?

“Türkiye’ye ihanet eden taş kesilir, 16 Nisan’da; bu milletin ahını alanlar taş kesilecek ve sandığa gömülecek.”
Ve yine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bir mıh bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir komutanı, bir komutan ise vatanı kurtarır” hatırlatmasından sonra “Bir oydan ne olacak demeyin” şeklindeki çağrısı ile yazımızı tamamlayalım.
17 Nisan sabahı yeni ve daha güçlü Türkiye’ye uyanmak temennisi ile…

Selamlar…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.