1. YAZARLAR

  2. Engin KAŞDAŞ

  3. 16 Nisan’da çıkan sonuç üzerine birkaç kelam…
Engin KAŞDAŞ

Engin KAŞDAŞ

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

16 Nisan’da çıkan sonuç üzerine birkaç kelam…

A+A-

Özetle başlayalım: 16 Nisan Recep Tayyip Erdoğan'ın başarısı/zaferi, milletin teveccühü/tercihidir. Her türlü takdirin üzerindedir...

Elbette herkes ya da her kesim için farklı anlamları var 16 Nisan’da sandıktan çıkan sonucun.


Siyasetin kendisi açısından bir değerlendirme yapacak olursak; siyasal sistemin yeni bir rotaya oturacağı artık kaçınılmaz. Bu çok şeyi barındırıyor heybesinde. Onlarca yıldır şikâyet ettiğimiz, kimi zaman ezikliğini kimi zaman acısını çektiğimiz ne varsa sistem adına, tarihe gömme fırsatı doğdu.


Adına vesayet dersiniz, darbeci zihniyet dersiniz, marjinal siyaset dersiniz, marjinal takozlar dersiniz, kısır çekişmeler dersiniz, koalisyonlar dersiniz, hükümet krizleri dersiniz… Adına ne derseniz deyin, bir daha telaffuz etmek istemeyeceğiniz pek çok şey siyasi tarih kitaplarında ders olarak okutulmanın, kütüphane raflarında ilgi beklemenin ötesine geçemeyecek.


Bu bir kazanım mıdır; muhalefet jargonu ile değerlendirirsek Türkiye sürünmeye devam etmeliydi, çünkü onları da kendisiyle sürüklüyordu, kimi zaman sırtında kimi zaman başının üstünde…

Ancak üretken siyaset açısından ve milletin penceresinden değerlendirdiğimiz de bu sonuç tarihi bir kazanımdır.

İki gün öncesine kadar atların, itlerin ve şakağa dayanmış silahların gölgesinde ülkemize bakan maskeli batının suratına okkalı bir tokat atılmıştır.

“İç savaş çıkar” diyenlere, denize dökmekle tehdit edenlere, ihanetle suçlayanlara ve “kan dökmeden” olmaz diyenlere en güzel cevap olması gerektiği gibi sandıkta verilmiştir.

Avrupa ve ABD’deki seçim sonuçları, ileride üzerinde çok tahlil yapacak niteliktedir. Bu konuya daha sona değineceğimiz sözünü verdikten sonra kaldığımız yerden devam edelim.


Sıraladığımız her konu aslında başlı başına bir yazıyı konusu, belki tez konusu…


16 Nisan’ı sadece ülkemiz açısından değerlendirmiyoruz elbette; gönül coğrafyamız ve bütün mazlum coğrafyalar açısından da bir umut ışığıdır bu tarih. Koruyan, sahip çıkan, kucaklayan bir Türkiye’nin suskun dünya karşısındaki gücü onların hayatı kadar önemli çünkü.


16 Nisan, AK Parti açısından hem bir başarı, hem de önemli bazı sorgulamaların yapılmasını gerektiren tarihtir. Bununla ilgili olarak da ilerleyen zamanlarda çok şey yazılıp çizilecek… Burada şimdilik dikkat çekmek istediğim tek nokta; birilerinin bu başarıyı gölgelemesine, küçümsemesine ve lekelemesine asla müsaade edilmemeli. Bu bir zaferdir, milletin zaferidir. Türkiye yeni bir sisteme kavuşacak ve onlarca yıllık alışkanlıkların varlığına rağmen bunun sandıkta kabul görmesi büyük bir başarıdır.


Bu konuda seçime katılım oranının büyüklüğünü de göz önünde bulundurarak, milletin sandığa ve geleceğine sahip çıkma konusundaki kararlılığını tencere tava eylemi yapanların anlamasını beklemiyoruz.


Kabul etmeseler de ana muhalefet ve avenesi açısından bir hezimettir 16 Nisan. Çok uzun zamandan beri iktidar pratiği olmayan bu blokun her zaferin ardından takındığı klasik tutuma alışkınız…


Onlardan da zafer kavramına alışmalarını beklemiyoruz, sonuca saygı duymalarını bekliyoruz lakin bunu başaramayacaklarını çok iyi biliyoruz.


16 Nisan, batı ve doğu, kuzey ve güney açısından da farklı sonuçlar doğurduğu için; pek çok şeyin sil baştan değerlendirilmesini zorunlu kılmıştır.


Kürt seçmen açısından 16 Nisan, 7 Haziran öncesi ve sonrası dengelerin, politikaların, hassas bir terazide değerlendirildiğini gösteriyor. Terör örgütünün oluşturduğu sosyolojik tahribatın onlarca yıl süreceği düşünülürken, devreye giren vatan sevgisi ve feraset kavramlarının bu tezi kısa sürede çürütebildiğine şahit olduk. Bu sonuç kadar, bundan sonra uzun vadede yapılacaklar da iyi tahlil edilmeli.


Ekonomi açısından 16 Nisan bir dopingdir, önümüzdeki günlerde bunu daha net göreceğiz.


Türkiye bundan sonra enerjisini kısır çekişmelere değil, belki de bu akşamdan itibaren geleceğine, istikrarına, güvenliğine, ekonomisine harcayacak…


Hala utanmadan, milleti ve milletin tercihlerini aşağılayanlar, milletin adamlarına ağır ithamlarda bulunanlar, 140 karakter çapında sadece küfür ve hakaret üretebilen embesiller açısından 16 Nisan “İt ürür kervan yürür” mesabesindedir.


Sandıktan çıkan sonuca bakarak milleti bölen bazı ahmakların namuslu/namussuz kıyaslamaları yapması nasıl bir çukurda olduklarını gösteriyor, lütfen itibar etmeyin…

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun dün gece canlı yayında referandum sonuçlarını değerlendirirken sarfettiği birkaç ilginç cümle vardı, hatırlatıp nokta koyalım yazımıza…


"Her zaman Evet diyenin de hayır diyenin de başımın üstünde yeri var" açıklaması yaptım” dedi Kılıçdaroğlu; halbuki Evet verecekleri “Hain” ilan eden kendisiydi.


“Hukuk zemininde her türlü çabayı gösterdik” dedi, her halde “Denize dökeriz” tehdidini Kabotaj Kanunu’nda bir madde zannediyor.


“Vatandaşın oyuna sonuna kadar saygılıyız” dedi ancak, kendi ekibinden yapılan açıklamalar yüzünden o bahsettiği saygıyı mikroskopla arıyoruz şu anda.


Daha çok var ancak uzatmaya gerek yok, millet neyin ne olduğunu çok iyi biliyor ki, tercihini her dönemde ona göre kullanıyor.


Not: Referandum sonucuna bakıldığında Ankara’da Bürokrasi, İstanbul’da Aristokrasi, İzmir’de tanımlanamayan …si, mutlaka neşter gerektiriyor…


Selam ve dua ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.