1. YAZARLAR

  2. Ersin TOKGÖZ

  3. 15 Temmuz'un Kahramanları Sözde 'Hero'lara Yem Edilirken
Ersin TOKGÖZ

Ersin TOKGÖZ

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

15 Temmuz'un Kahramanları Sözde 'Hero'lara Yem Edilirken

A+A-

Esasında Türkiye’nin askeri vesayetten kurtulma ve kirli yakın tarihi ile yüzleşme süreci olan Ergenekon hesaplaşması hepimizin gözünün içine baka baka, dalga geçercesine sulandırıldı ve bu anlamda görece mesafe alınsa da o hesaplaşma yarım bırakıldı.

Ergenekon sürecinin sulandırılma sürecinde sulandırma aktörleri süreci izleyenlere hep şunu dedirtti: Bu kadar da olmaz!

Gerçekten de öyle saçmalıklar, öylesi hukuki absürtlükler, öylesi akıl dışı uygulamalar yapıldı ki, “bu kadar da olmaz” duygusu büyüdü büyüdü ve Ergenekon hesaplaşması Levent Kırca parodilerini andıran güldürmeyen bir komediye dönüşüp hesaplaşma yarım kaldı.

Tüm bunlar öyle uzak bir geçmişin değil, şöyle dönüp baksak göreceğimiz kadar yakın bir tarihin hikâyesi.

DERS ALMIYORUZ

Ama unuttuk.

Oysa devletler ders alarak büyür. Eğer periyodik aralıklarla dönüp dönüp aynı hataları yinelerse, şu kadar yaş alması yetmez ve hep büyümeyen çocuk kıvamında aynı fasit dairede dönüp duran, bu fasit daire sendromu nedeniyle sorun sıralamasını bir türlü değiştiremez ve olduğu yerde sayıp durur.

Şimdi…

Önümüzde Ergenekon gibi çok ciddi bir meselenin etki ajanları sayesinde nasıl sulandırıldığına dair çok taze, hayli öğretici, bulunmaz bir kılavuz varken ders almak yerine aynı hataları yineleyerek FETÖ gibi bir şer odağıyla mücadelenin sulandırılmasını ağzımız açık izliyoruz.

SULANDIRMA YÖNTEMİ YİNE AYNI

Üstelik sulandırma aktörleri yöntem bile değiştirmedi. Tek yaptıkları şey “bu kadar da olmaz olmaz” dedirtmek. O sesi muhtemelen siz de daha sık duyar oldunuz. Ama kocaman devlet aklı bu açık oyuna rağmen her geçen gün artan bu sesin çıkmasını engelleyecek bir planı devreye sokmaktan uzak ne yazık ki.

Yürek, çok şey. Cesaret eşsiz bir cevher. Ama her şey değil. Zekâ ile desteklenmeyen yürek, şeytani zeka karşısında bir yerden sonra görünmez olur, o şeytaniliğin oyunları arasında kaybolur gider.

15 Temmuz’da o yürekli insanların eşsiz cesaretini gördük. Onların kahramanlığı sayesinde bugün Türkiye hala bir huzur ortamı.

Ama o kahramanların bıraktığı yerden başlatılan mücadeleye en azından geçmişten ders alacak kadar zekâ katıp devam edilmeli, bu yaman mücadeleyi bugün içeride ya da dışarıda “Bu kadar da olmaz” dedirten bir tişört giydiği için gözaltına alınan insanlar algısına hapsetmemeliydik.

FETÖ'NÜN ŞEYTANİ PLANI

Bir teröristin herkese meydan okurcasına duruşmaya “Hero” tişörtüyle gelmesi, tam da o arsızlıktan sonra aynı tişörtü giyip sonra da aptala yatarak “ama bilmiyorduk ki?” demelerinin aynı arsızlığın, aynı meydan okumanın bir parçası olması bir yana, FETÖ’ye bu orta oyununu sahneleme imkânı tanınması… Ki bu meydan okuma asla kabul edilemez.

Şeytan, şeytanlığını yapar. Doğası bu. Ki FETÖ’nün şeytani kapasitesi ortada. Yaptıkları, yapabileceklerinin teminatı, görmesi gereken gözler için çok açık işaret.

“Bu kadar da olmaz” dedirtmek için mini şortlu kıza da o tişörtü giydirir, bir bulaşıkçıya da, öğrenciye de.

Ama işte zekâ ile ilgili mevzu tam da burada başlıyor. Süreç buraya gelmeden, “Türkiye tişört giyenleri bile gözaltına alan bir ülke” malzemesi verilmeden önlem alınamaz mıydı?

Farkında değil miyiz? Ortalarda hero diye dolaşan sahte kahramanlar 15 Temmuz’un gerçek kahramanlarına baskın çıkmaya, sanki 15 Temmuz yaşanmamış gibi bu kurmalı ‘hero’ların mağduriyetleri daha çok konuşulmaya, bugün tüm dünyanın FETÖ belasını yorumlarken “Bu kadar da olmaz” demesi gerekirken FETÖ ile mücadeleye “Bu kadar da olmaz” duygusu eşlik etmeye başladı.

Oysa FETÖ silahı merkeze koyan bir terör örgütü değil, propagandayı, uluslararası lobilerle iş tutup sözde entelektüel bir dil ve tavırla demokrasinin/dolayısıyla Batı’nın kutsadığı kavramlar üzerinde algılarla oynamayı seçen, seven ve beceren bir örgüt.

Bu, bu kadar açıkken ve yakın tarih deneyimimiz orada tüm canlılığı ile dururken…

Gerçekten de nasıl oluyor da oluyor ve bu haklı mücadele bu hale geliyor? Bu sorunun yanıtı ve yanıtın gereği her şeyden önce 15 Temmuz’un gerçek kahramanlarına bir borç değil mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.