| Murathan Mungan Durumu Özetledi: Türkiye'de Apoletler Değil, Omuzlar Değişiyor! | Mehmet Altan AKP'ye Taraf'tan Çaktı: Dindar Kemalizm İstemiyoruz! | Bu Bir Zenginin Malı Züğürdün Çenesin Yorar Haberidir! Zengin Ebru Gündeş-Reza Zarrab Çifti, Züğürt Biziz! | Fazıl Say'ın Yine Gündeme Gelesi Tuttu, İslam'a Saldırdı! Aferin! | Engin Ardıç Ulusalcıları Yine Kızdıracak: Dangalak Törenler Kaldırılsın! | Darbeci Prof. Celal Şengör Şaşırtmadı: 12 Davasına Darbecilerin Lehine Müdahil Oluyor! | Yeni Şafak Yazarı Tamer Korkmaz 12 Eylülsever, Demirelsever, Aydın Doğansever Naclı Ilıcak'a Çaktı! | Sette Terör Estiren, çalışanları Döven Şafak Sezer İlk Yaptırımla Karşılaştı | Cemaat CHP ile mi Yakınlaşıyor? Talat Atilla'dan Bomba İddia | Can Dündar Haşim Kılıç'ın Çıkışını Böyle Yorumladı: Başbakan Erdoğan'ın Köşk Hesabı Çökebilir! | Öyle Bir Ülke ki En Güvenilir Kişisi Hülya Avşar! Gerisini Siz Düşünün Artık! | Bu Ne Şimdi? Yazı mı? Cemalettin Taşçı Kim? Yazar mı? | Eyüp Can Ultra Rezil Oldu! Ahkam Kesmeye Kalktı ama Fena Çuvalladı! | Hıncal Uluç Rahmi Turan Farkını Yazdı: Onu Köşeye Hapsedemezsiniz, Mithiş Bir Gazete Geliyor! | Mustafa Akyol Gaza Geldi: Osmanlıca Liselerde Zorunlu Ders Olsun! International Language Ya, O Yüzden! | Ece Temelkuran'ın Kıblesi İyice Şaştı! Şimdi de Hizbullahçıların Gazetesinde Takılıyor! | Ahmet Altan Bu Kez Savcıları Topa Tuttu: Ne Bilgileri Var, Ne Entelektüel Birikimleri Ne de Hukuka Saygıları! | Babahan Sordu: Hani Kenan Evren Kafasına Sıkacaktı? Ne Oldu? | Ruşen Çakır Kaybolan İslamcıları Anlattı: Solcular Yenildiği İçin Savruldu, İslamcılar ise Galip Geldikleri İçin! | Sahibinden Satılık Haber Sitesi! Ki O Biz Oluyoruz, Yani HABEROLA! | 19 Mayıs 2012 Cumartesi
Ana Sayfa | Haber Gönder | Haber Arşivi | Haber Paylaşımı | Foto Galeri | Canlı TV - Radyo | RSS | Künye | İletişim
| Açılış Sayfası Yap | Favorilere Ekle |

Yeni Şafak Yazarı Yusuf Kaplan Zaman ve TRT'ye Çaktı: Siyonistlerden Farkları Yok!

Bu Haber 447 Kez Okundu 19 Şubat 2012 Pazar
00:25
Yeni Şafak yazarı Kaplan, Gülen cemaati bünyesindeki Zaman gazetesi ile TRT'deki İran yayınları için ''Siyonistlerin, zorba küresel şebekeler'in yayınlarından farksız'' ifadesini kullandı.

Yeni Şafak gazetesi yazarı Yusuf Kaplan, "başta Fethullah Gülen cemaati bünyesindeki Samanyolu TV olmak üzere iktidar yanlısı bütün televizyon ve gazetelerin Ergenekon soruşturması için kurdukları dilin, laikçi primitiflerin ürpertici, pravdavari dilinden farksız olduğunu, bu mecralarda yapılan haberciliğin İslam'ın adalet fikri ve ahlak anlayışına taban tabana ters olduğunu" savundu. "MİT krizinin görünüşte MİT-Yargı-Emniyet kavgası olduğunu, ancak gerçekte küresel düzenbazların tuzağına düşüldüğünü" öne süren Kaplan, "madem külfetler paylaşıldı, nimetler de paylaşılsın" kavgası yapıldığını dile getirdi. Kaplan, yine Gülen cemaati bünyesindeki Zaman gazetesi ile TRT Haber'deki İran yayınları için de, "Siyonistlerin, zorba küresel şebekeler'in yayınlarından farksız" ifadesini kullandı.

Yusuf Kaplan'ın, "Neyin kavgasını verdiğimizin farkında mıyız acaba?" başlığıyla Yeni Şafak'ta yayımlanan (17 Şubat 2012) yazısı şöyle:



Neyin kavgasını verdiğimizin farkında mıyız acaba?


Dünyadan el etek çektiğim, hedefe kilitlendiğim bir sırada, bu ülkenin müslümanlarının, galibi yalnızca "şeytan/lar" olacak kirli bir "iktidar savaşı"nda, sorumsuzca hareket ettiklerini görünce, sarsıldım.

Bu ülkenin en âkil insanları bile, hem "fitne" uyarısında bulunuyor, hem de "madem külfetler paylaşıldı, nimetler de paylaşılsın!" çağrıları yapabiliyorlar! Dahası, tarafların, bizimle alay edercesine pozisyonlarını terk etmemekte ısrar etmeleri, kimseyi dinlemeye niyetli olmamaları, ürkütücüdür.

***

Düşünebiliyor musunuz? Daha doğru düzgün nefes alabilecek durumda bile değiliz ama "iktidar kavgası"na tutuşuyoruz! Kavurucu "kış mevsimi"nde başımıza gelebilecek -helâket sebebi olmaya yetecek- en büyük felâket bu!

Oysa "iktidar"ın kendisi fitnedir / imtihandır. Akil adamların, insanlara, "aman gözünüzü iktidar hırsı bürümesin!" diye çağrıda bulunmaları gerekirken, "madem külfetler paylaşıldı, iktidar da paylaşılsın" çağrısında bulunmaları, farkında olmadan daha büyük "fitne"lere davetiye çıkarmaktır ve bu, nerelere savrulabileceğimizin ürpertici bir habercisidir.

Felâket tellallığı mı yapıyorum? Ne münasebet! Asıl felâkete dikkat çekiyorum. Mesele, görünüşte, "MİT-Yargı-Emniyet" kavgasıdır; ama gerçekte, Müslümanların, her tür iktidar biçimiyle, sekülerizmle, dünyevîleşme hırsıyla ve ihtirasıyla imtihanıdır; dahası, küresel düzenbazların tuzağına düşmeleridir. Üstelik de hiçbir mesele, İslâmî bir çerçevede halledilmemişken; bizim bu ülkeye ve bu dünyaya Müslümanlar olarak ne/ler sunabileceğimiz meselesi, hatta temel varoluş sorunlarımız üzerinde dikkate değer hiçbir -zihnî- çaba ortaya konul/a/mamışken.

***

Bu tür zor zamanlarda, ısrarla ve yılmadan hakikatin izini sürmek, iki çapraz ateş arasında kalmak demek! Hiç umurumda değil, feraset ve basiret kılıcını kuşanmış biri olarak. Zira Hakikat, bu tür bedeller ödenebildiği, yalakalıklara prim verilmediği zaman yüzünü gösterebilir ve hak edilebilir ancak!

Adımlarımızı birkaç adım sonrasını düşünerek atmak ve asıl hedefe, -Hakikat'e- kilitlenmek zorundayız çünkü.

***

Görmüyor musunuz? İslâm dünyası, sömürgecilerin bıraktığı sorunlarla boğuşuyor hâlâ. Ve sömürgecilerin, topraklarımızdan defolup gitmeleri, yakındır... Bütün katmerlenmiş, dağ gibi yığılmış, devâsâ sorunlarıyla birlikte bize kalacak bu coğrafya!

Fakat görünen o ki, hiçbir şeye hazır/lıklı değiliz! Üstelik de, küresel zorbalık düzeninin çarklarını nasıl daha iyi işletebiliriz'in kavgasını veriyoruz!

***

Örneğin Zaman'ın, TRT Haber'in son günlerde İran'la ilgili yaptığı yayınlar, Siyonistlerin, zorba küresel şebekeler'in yayınlarından farksız ve bu durum beni ürkütüyor bir Müslüman olarak. (Bu soruna bir yazar dikkat çekmiş yalnızca: Gazeteciler sitesinden Cenk Açık).

Bunu, İran'ın, sözümona "yüksek stratejik çıkarları" adına, Suriye'deki Müslüman katliamını engellemesi mümkünken seyretmesini Müslümanca bir duyarlıkla, şiddetle eleştirmiş ve Türkiye'deki (İran sempatizanı samîmî Müslümanların dışındaki) besleme, beyinsiz İrancı şebekelerin (İngiliz kraliçesinin verdiği pasaportu reddeden -muhtemelen- tek Türk olmama rağmen bana "İngiliz ajanlığı", "Siyonist uşaklığı", ABD-İngiltere-İsrail uydusu "Suud rejiminin maşası" iftiraları atacak kadar "sapıttıkları" için muhatap bile almadığım, Allah'a havale ettiğim) gayr-ı İslâmî pespaye, insafsız ve izansız saldırılarını göze alarak yapmış vicdan ve karakter sahibi Müslüman bir yazar olarak söylüyorum.

Yine başta STV olmak üzere, iktidar yanlısı bütün televizyonların ve gazetelerin Ergenekon soruşturması dolayımında kurdukları dil, laikçi primitiflerin ürpertici, pravdavârî dilinden farksızdır. Suçu ispatlanmamış bir insan, suçu ispatlanana kadar (aslâ "canavar" olarak sunulamaz) masumdur ve haklarını sonuna kadar gözetmek boynumuzun borcudur. Oysa yapılan habercilik, İslâm'ın yüce adalet fikrine ve ahlâk anlayışına taban tabana terstir.

***

Müslüman grupların, hareketlerin, cemaatlerin sömürgecilik sonrası döneme ilişkin ciddî bir hazırlıkları yok. Hâlâ küresel sistemin projelerini uygulamakla meşguller ve bunun kavgasını veriyorlar, üstüne üstlük de!

Tıkanan küresel sistemin, "insanlığın önündeki tek seçenek" (Baudrillard) olarak gördüğü İslâm'ın yeniden tarih yapacak bir aktör konumuna gelebilmesini önlemek amacıyla çok yönlü operasyonları devreye girdirdiği ve yeni bir dünyanın kurulması sürecinde, derin tarihî tecrübemizi esaslı bir medeniyet fikriyle harekete geçirebileceğimizin küçük de olsa ipuçlarını sunabildiğimiz için bütün dünyanın bize baktığı bir zaman diliminde, Müslümanların meselesi, küresel sistemin çarklarını daha iyi döndürecek bir "iktidar kavgası" vermek olabilir mi?

Neyin kavgasını verdiğimizin farkında mıyız acaba?
 

Yorum Ekle
Yorum Yapabilmek İçin Üye Olmanız veya Üye İseniz Üye Girişi Yapmanız Gerekmektedir
Üye Ol - Üye Girişi
Yorumlar
Haber Henüz Yorumlanmamış İlk Yorumlayan Siz Olun
Türkiye'den Haberler
Rasim Ozan''ın Karısının Hırçınlığı İyice Histerik Bir Hal Aldı! VİDEO
Rasim ozan'ın karısı Nagehan Alçı, Nazlı Ilıcak ve Enver Aysever'in birbirine girdiği tartışmaya her zamanki gibi Nagehan Alçı'nın çileden çıktığı anlar damga vurdu. Bu kez tam histerik bir öfkeye kapıldı Alçı. Ahan da o anlar...
Talat Atilla'dan Bomba Kulis: Yazar Arkadaşının Kızıyla Şeyeden Köşe Yazarı Kim?
Güneş Gazetesi köşe yazarı Talat Atilla bugün köşesinde bomba bir medya kulisine yer verdi. Olay şöyle: Meşhur bir köşe yazarı yine meşhur bir köşe yazarı olan arkadaşının kızı yaşındaki kızı ile şeyediyormuş. Kızın babası fena rahatsızmış.
El Cezire Yalan Suriye Haberlerine İsyan Etti, Darısı Bizim Yandaşların Başına!
Geçtiğimiz mart ayında El Cezire'den ayrılan eski çalışanların anlattıkları, kanalın Suriye krizindeki rolüyle ilgili tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Mehmet Ali Önel Gıda Sahtekarlarını DEŞİFRE Etmeye Devam Ediyor! İşte Yeni Bomba/VİDEO
A Haber’de yayınlanan usta gazeteci Mehmet Ali Önel Yönetimindeki Deşifre Programı, bal sahtekârlığı ve işlenmiş et (salam - sucuk - sosis vb,) ürünlerindeki hilelerin ardından başka bir gıda skandalını daha gün yüzüne çıkardı…
Üyelik
Üye Adı
Şifre
Beni Hatırla
Üye Ol - Şifremi Unuttum
 
Anket
Sizce aşağıdaki isimlerden hangisi MEHDİ olmaya en yakın aday?
Adnan Oktar (% 16)
Cübbeli Ahmet (% 8)
Yaşar Nuri Öztürk (% 7)
Hayrettin Karaman (% 4)
Hüseyin Üzmez (% 9)
Ali Hamaney (% 4)
Sertan Eral (% 10)
Allahşükür Paşazade (% 6)
Stephen Hawking (% 23)
Fadıl Akküngüz (% 8)
 
En Son Yorumlananlar
 
Yazarlarımız
  • Yazarlarımız
  • Diğer Yazarlar
 
Günün En Çok Okunanları