1. YAZARLAR

  2. Ersin TOKGÖZ

  3. 15 Temmuz’dan Geriye Kalan
Ersin TOKGÖZ

Ersin TOKGÖZ

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

15 Temmuz’dan Geriye Kalan

A+A-

İnsan, unutur.

Bu; insana verilen en temel kendini koruma kalkanı.

O kadar ki; en değişmez gerçek olan ölümü bile unutur insan ve öyle bir şey yokmuş gibi yaşar. Uzak ölümleri sadece bir olgu olarak görür, az biraz yakınına gelince payına düşen üzüntüyü yaşar ve sonra onu da hafızasının çöp sepetine gömüp kendi gündemine dönüverir.

İnsana verilen bu özelliğin ödül mü ceza mı olduğu, üzerine epey bir kafa yorulsa da hala netleşmeyen bir mevzu. Bu kadim sorun, sorun olarak kalsın biraz daha. Bir ara yanıt buluruz.

Bu peşrev faslı şunun için;

Bugün 15 Temmuz. Öyle aman aman değil ortalama bir vicdanı olan, sıradan bir vatan sevgisi bulunan, az biraz yaşadığı topraklara minnet duyan, insani özelliklerini kıyısından da olsa kaybetmemiş olanların bile asla unutmamaları gereken bir tarih.

Daha bir yıl önce. Bu toprakların gördüğü en büyük şer şebekelerinden biri olan FETÖ’nün mankurtlaştırılmış şakirtleri Pensilvanya’daki meczup liderlerinin emriyle büründükleri kuzu postundan kurt yüzlerini çıkartıp görülmemiş bir ihanete kalkışmıştı.

O gece neler olduğunu yinelemeyeceğim. Herkes kanıyla, canıyla yaşadı zaten.

Ama tüm bunlar çok gerilerde değil, sadece bir yıl önce yaşanmış olmasına rağmen o gece o dehşeti yaşayanların büyük bir bölümü 15 Temmuz’u sanki çok uzak bir geçmişin olayı, tarihin tozlu sayfalarının bir miti, her türlü yoruma açık bir şehir efsanesi gibi görüyor, ya da öyle bir dehşet hiç yaşanmamış gibi davranıyor.

Tamam, insan unutur da… Bu kadar değil ama.

KİM NEDEN UNUTUYOR?

Sanmayın ki herkes hafıza kaybından mustarip, çok daha mühim gündemleri geçmişe yer bırakmıyor.

O dehşeti bir türlü iktidara gelemedikleri için kendilerini iktidara taşıyacak her türlü olasılığa kapıyı açık tutmalarından dolayı unutanlar var. FETÖ kalkışmasına kurgu demeleri, ihaleyi FETÖ’den alıp AK Parti’ye yamama çalışmaları bu umuttan besleniyor. Nasıl bir şerre hizmet ettiklerinden habersiz FETÖ şerrinden kendilerine sözde hayır çıkarma, olası bir yeniden kalkışmada acaba iktidar kendi sokaklarından geçer mi düşüncesinden.

O zalimliği beynini iktidar yüzü görememiş ve göremeyecek olan partiye ipotek ettikleri ve oradan ne pompalanırsa tek gerçek olarak kabul ettikleri için unutanlar var. O ipotek öylesi acıklı bir ipotek ki, yaşanan gerçek sunulan propagandaya yem olurken bu gerçeğin katlinden kendilerine sözde sorgulayan, şüphe duyan, inanmayan aydın elbisesi bile biçebiliyorlar.

O hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği eylemleri dipten derinden onaylayan hala kuzu postlarında saklanan unutan ve unutturan koroya can vermek için unutmuş gibi yapan kriptolar var.

Hepsi ve çok daha fazlası. Bir yıldır yaşadığımız gerçeğin ırzına geçip onu eğip bükerek sanki öyle bir şey olmamış, olmuş da öyle olmamış oyununu sahneleyip izleyici artırıyorlar. Yürüyorlar, konuşuyorlar, sızlanıyorlar, vicdansızlığı aklamak için vicdan gösterilerinde bulunuyorlar, adalet gibi bir değeri bile bu çirkinliğe meze etmekten geri durmuyorlar. Ve bu pespayelik her vasat gibi hızla yayılıyor.

ONLAR NEREDE?

Bu koronun sesinin her geçen gün daha bir arsızca ve daha bir üst perdeden çıkmasının sebebi biraz da o ihanete canlarını ortaya koyup dur diyenlerin vakarından.

Bakmayın 15 Temmuz’u kâra tahvil etmeye çalışan heveskârlara. O gerçek kahramanlar o günden sonra ortadan kayboldu. Çünkü kahramanlık, kendi içinde içkin bir erdemdir. Ek ödüllerle varoluşunu tamamlamaz.

Darbecilerin uçakları kalkamasın diye tarlasını yakıp devletin yardım teklifini reddeden o Hicabi Bitik kanal kanal gezip o yüce davranışının parsasını toplamaya kalkmadı. Oğulları bir darbenin seyrini değiştiren Ömer Halisdemir’in ailesi isimlerini kimselere ezberletmedi. Ve daha niceleri. Hiçbirinin sesi, 15 Temmuz’un ödülünü almak için çıkmadı.

Vasat nasıl ki arsız bir yayılmacıysa, erdem de bir o kadar nazlı ve çekingendir. Kendini göstermez. Ve paradoks şu ki; tarihten beri meydan hep vasatlara kalır ve vasat da karşı vasatı besler.

Nicelik olarak böyle olsa da bir gerçek daha var ki; bir birim erdem yüz birim vasatı oyunun sonunda alt eder. Çünkü erdem kalıcıdır. Bu kalıcılık sürekliliğin kılıcıdır. Ve o kılıç, zamanı delip geçecek ve tarihe kalacak izi bırakacak tek araçtır.

15 Temmuz’un gerçek kahramanları… 15 Temmuz’dan geriye bir siz kalacaksınız, bir de ayakta tuttuğunuz bu devlet. Kakofoniye bakıp umutsuzluğa kapılmayın. Dumanlar dağılınca kulaklarda kalacak tek ses, sizin sesinizdir. Var olun.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.